·285 syf.··Beğendi
···Okunma: 07 Aralık 2021 00:00 “İnsanlarla tanışmak için değil, onları kullanmak için buradayım. Onların yerine makineleri geçirebilsem bunu hiç tereddüt etmeden yapardım.”
#darke psikoloji ve edebiyatın yoğunlukta olduğu müthiş kurgulanmış, keyifli bir kitap. Yıl favorilerimde yerini aldı.
James Darke mizantrop ve İngiliz edebiyatı öğretmeni.Onun günlüğünü ya da iç hesaplaşmalarının dökümünü okuyoruz. İnsanlarla bağını kopararak eve kapanan, iletişim kurmamak için duymuyor taklidi yapan biri. Sert, keskin söylemleri var, okuru rahatsız etmekten çekinmiyor. Onun bu süreçte yaşadıklarını, öfkesini ve tiksintisini okurken geçmişini de öğrenmeye başlıyoruz. Darke, psikolojik açıdan titizce detaylandırılmış. Kaçış-paralize olma-inkar-yüzleşme gibi travmanın evreleri ile birlikte öfke-hüzün-acı-umut gibi duygu geçişlerini gözlemek etkileyiciydi.
Edebiyat adeta bir karakter romanda. Darke’ın edebiyat hakkında söylemleri çok fazla, genellikle sivri dilli. Edebiyatı hayatının merkezine koyan birinin edebiyatın yardımcı olamayacağı kadar zor bir acıyla karşılamasından doğan tepki de denilebilir. Edebiyat ile ilgili söylemleri aksi ve sert olsa da haklı olduğu noktalar da yadsınamaz. Darke’ın da dediği gibi edebiyatın bizi rahatsız edici düşünceyle karşılaştırmak gibi bir işlevi var ve bu işlevini çok seviyorum. Kitapta birçok yazara açıkça veya metnin içinde örtük bir şekilde rastlayacaksınız ama en çok Dickens ile karşılaşacaksınız.
#rickgekoski yayıncı ve yazar. Man Booker başta olmak üzere birçok edebiyat ödülünde jüri ekibinde yer alıyor veya jüri başkanlığı yapıyor. Evet beklenti oluşuyor bu bilgiyle, ben beklentimi aşan bir kitap okudum:)