Oniki Ada Tarihi ve Önemi.
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2021 29. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2021 21:01
Oniki Ada konusu bugün bile özellikle siyasi olarak ele alındığında yıllardır beridir süregelen sorunların ortasında güncelliğini korumaktadır. Konu özelikle günümüz siyasi ortamında ele alındığından, yapılan değerlendirmeler konunun genel bir açıdan bakılmasına, tarihsel izlenimlerinin de ele alınarak irdelenmesini engellemektedir. Yazar 1912-1947 yılları arasını kapsayan süreçte antlaşmalar, süreçler, savaşlar boyunca ve adalarda yaşayan halklarında izlenimlerini yansıtan bir eser oluşturmuş olup, objektif bir dille özellikle İtalya, İngiltere ve Türkiye' nin arşivlerinden derlediği bilgileri bizlere ulaştırmıştır. Eser adaların haritalarıyla birlikte Yunanca, İtalyanca ve Türkçe isimlerinin bulunduğu bölümle başlayarak, Osmanlı öncesi adaların durumunun özetini bizlere göstermektedir. Osmanlı döneminde İtalya ile imzalanan Uşi Antlaşması maddeleri üzerinde durarak incelemeye devam etmiş, Kurtuluş Savaşımız sonrasında imzalanan Lozan Antlaşması ile birlikte adalarda hukuki üstünlüklerini inceleyerek ikinci bölüme geçmiştir. Cumhuriyet'in ilanından 1927 yılına kadar geçen zamanın ele alındığı ikinci bölümde, savaştan yeni çıkmış bir devletin İngiltere ve İtalya gibi devletlere ne derecede karşı durabildiği içeride ve dışarıda oluşan olumsuz durumlar karşısındaki reaksiyonlarını incelemiştir. Özellikle Şeyh Sait ve Musul Sorununda ele alındığı ve Oniki Ada üzerinde etkileri gösterilmiştir. Üçüncü bölüm 1927-1933 yıllarında iki kutuplu bir yapıya dönen Avrupa'yı ele alan yazar, Türkiye'nin revizyonist ve anti-revizyonist kamplaşmaya karşı diplomatik girişimleri incelemiştir. Meis Adası ve etrafındaki adacıkların ne gibi önem arz ettiğini belirtmiş, Türk Dışişlerinin taviz vermediği maddelerin önemlerini belirterek sıralamıştır. 1933 sonrasının ve artık bir savaşın yavaş yavaş geldiğinin görüldüğü dördüncü bölümde, bir yandan askeri bir yandan da diplomatik savaşlar ele alınmıştır. Özellikle sömürge yolları üzerinde ve Doğu Akdeniz' in öneminin savunmasında önemli bir yer tutan Oniki Adalar etrafında gelişen gelişmeler, İngiltere, Fransa ve Rusya'nın da çok önemsediği bir sorun haline gelmiştir. Montrö Boğazlar Sözleşmesinin hazırlanmasının yolunu açan İtalya'nın Habeşistan'a saldırması ve bu konuda Türkiye'nin İtalya'yı bir tehdit olarak görmesi gibi konuların irdelendiği bölümdür. Lozan' dan bir nevi miras kalan Hatay sorunundan da bu bölümde bahsedilmiş, Oniki Ada ile birlikte bağlantısı belirtilmiştir. İkinci Dünya Savaşı sırasındaki Oniki Ada'nın öneminin anlatıldığı beşinci bölümde, savaş sırasındaki Türk dış politikasını kapsamaktadır. Mihver devletlerinin Avrupa'da, özelikle Balkanlarda ilerlemesiyle birlikte Türkiye'nin denge politikasını uygulayışı belirtilmiştir. Her iki gruptan da savaş zamanında bir nevi ganimet olarak Türkiye'ye sunulan Oniki Ada karşısında Türkiye'nin kesin tavrı ve duruşu burada yine görülmektedir. Dönemin Türk devlet adamlarının esas hedeflerinin ''Barış'' olduğu bilerek, hedeflerinden şaşmamış, ülkeyi savaştan uzak tutmuştur. Son bölümde ise Oniki Ada için Türkiye'nin izlediği siyasetin anlatımı yapılmıştır. Oniki Ada'nın neden bizim olmadığın gösterildiği bölümde, geçen zaman ve değişen dengelerle birlikte, Türkiye'nin de öncelikle hedeflerinin değiştiği belirtilmiştir. Özellikle Sovyet Rusya tehdidinin olması ülkeyi başka durumlara, başka yollara yönlendirmiştir. Sonuç olarak Oniki Ada konusu tarihten gelen bir sorun olmakta birlikte, yıllar geçse de hiçbir zaman önemini yitirmeyecektir.
Tarih
Türkiye ve Oniki AdaHazal Papuççular · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201956 okunma
·
135 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.