1000Kitap Logosu
Cenk Çakır
TAKİP ET
Cenk Çakır
@slanski17
İnstagram:cenk017
Müh.
Çanakkale/Biga
Çanakkale, 28 Mart
424 okur puanı
08 Tem 2018 tarihinde katıldı
Tanıdığın kimse takip etmiyor
Ortak okuduğunuz kitap bulunmuyor
19 Mayıs 1919, Milli Mücadelemizin, Anadolu ihtilalimizin, devrimimizin tarihi, bir ulusun tekrar uyanma aşamasının başlangıcı, çağdaşlaşmanın, tekrar millet olmanın tarihidir. Bu tarihi dünya kabul etmişken, onu silmek isteyenlerin ellerinden geleni yapmalarına rağmen, ona ilelebet sahip çıkacak, Mustafa Kemal Atatürk' ün yolundan asla çıkmayacağız. Atamızı saygıyla anıyor, özlüyoruz. Kutlu olsun.
228 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Yazdıklarım, hislerim ve anlatmak istediklerimin yanında yetersiz. Esere ait düşüncelerimi tam olarak ifade edemediğimi öncelikle belirtmek isterim. Eser, cehennem çukuru diye niteleyebileceğiniz yerde, çıkamayacağını bildiği için, kendini her türlü arzudan, intikam fikrinden, umuttan, anılarından soyutlamaya çalışan ama pekte başarılı olamayan, hayata tutunmak için ölüm sessizliğine, ölüm karanlığına kucak açan bir grup askeri anlatmakta. Hayatta kalmanın tek yolu her şeyi silip atmak. Tüm renkleri, yaşadığınız tüm güzel şeyleri, hücrenizde olmayan her şeyi yok saymak. Hiç olmamış kabul etmek. Sıfırdan başlamak. “En sert, en dayanılmaz sessizlik, ışığınkiydi. Kuvvetli ve çoğul bir sessizlik. Gecenin sessizliği vardı, bir de hiç değişmeyen ışığın sessizlikleri de vardı. Uzun ve bitmeyen bir yokluk.” “Ölenlerin çoğu açlıktan değil, nefretten öldüler. Kim duymak, insanı zayıflatıyor.”
Işığın O Kör Edici Yokluğu
Okuyacaklarıma Ekle
426 syf.
·
23 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Mustafa Kemal Paşa’nın “Çağdaş Uygarlık” hedefiyle birlikte bu hedefe ulaşmadaki düşünce biçimi çok önemlidir. Çağdaş Uygarlığı hedef yaptın mı, bir kere “Sürekli Devrim” olayını, onun mantığını kafana yerleştirmek zorundasın. Çünkü uygarlık kavramı dogmatik değil, diyalektik bir kavram. Devamlı bir şekilde karşıt dahi olsa, birleşerek, farklı kavramlarla ilerlemek zorundasın. Dün ile bugün bir değil. Devamlı bir devinim var. Her geçen gün, insanlık buluşlarla, uygarlık düzeyini daha ileriye götürmek için çabalıyor. Bu anlayışı o zaman ilke edinen Mustafa Kemal Paşa’nın Türkiye’ sinin amacı yenileşmek, gelişmek, çağdaşlaşmak. O’ nun zamanındaki Çağdaş Uygarlık Düzeyindeki hedef ise sanayi devrimini yapan, bilim ve teknolojide amacına ulaşmaya çalışan Batı’dır. Batı’nın toplumu, bilim ve teknolojisidir. Batı’yı örnek alarak “Ülkemizi çağdaş uygarlık seviyesine çıkaracağız.” dediğinde ise iç içe geçmiş iki şeyi amaçlamaktadır. Çağdaş ekonomi altyapı ve bunun içerdiği uygar bir toplum. Bunlara ulaşmak içinse benimsediği “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.” anlayışı. Peki bunlar dogmatik mi? Devamlı, aralıksız değişen, yenilenen bir hayat, bir yaşam. Bu bağlamda kendimizi O’ nun savaşçısı ve devamı sayıyorsak bir kere bilimden ayrılmamamız, bilimse ve diyalektik olmamız, ayrıca hedeflerimizi sık sık gözden geçirmemiz gerektiğini bilmemiz gerekmektedir. Bunları yaparak gerçekten o hedeflere ulaşmış mıyız, yoksa hala aynı yerde sayıyor muyuz anlayabiliriz. İşte kafamdaki ve gerçek olan Mustafa Kemal Atatürk budur. O’ nun bu anlayışını herkesin benimsemesi lazımdır. Çünkü bu anlayış bizi var edecektir.
Hangi Atatürk
9.0/10 · 883 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
Batı ya Enver arar, ya da Damat Ferit
“Sultanlarla, halifelerle yönetilmiş ve yönetilen memleketlerde, vatan için, ulus için en büyük tehlike, sultanların ve halifelerin düşmanlar tarafından satın alınmalarıdır. Bu, çokluk, kolaylıkla sağlanabilmiştir. Meclislerle yönetilen memleketlerde de, en yıkıcı yan, bazı milletvekillerimizin ecnebi nam ve hesabına çalışmış ve satın alınmış olmalarıdır. Millet Meclisleri’ ne kadar girmek yolunu bulabilen vatansızların varlığı tarihin bu yoldaki örnekleriyle bellidir.” Mustafa Kemal Ekim/1927
Attila İlhan
Sayfa 348 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
“…Önemli olan, memleketi temelinden yıkan, ulusu tutsak ettiren iç cephenin düşmesidir. Bu gerçeği bizden iyi bilen düşmanlar bu cephemizi yıkmak için yüzyıllarca çalışmışlar ve çalışmaktadırlar. Bugüne kadar başarı da kazanmışlardır. Gerçekten kaleyi içinden almak, dışından zorlamaktan kolaydır…”
Attila İlhan
Sayfa 66 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
1
...
1.512 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.