Mecburiyet... Anlamının aksine çok güzel bir sözcük değil mi?
8/10
·50 syf.··
Beğendi
·
2021 24. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2021 21:41
Ferdinand adında bir ressamın, savaş esnasında karısı Paula ile ülkesinden kaçmasının ardından savaşa çağrılmasıyla düştüğü çaresizliği; mecburiyet hissinin tüm benliğini nasıl baskıladığını, bilincine prangalar vurduğunu anlatan bir Stefan Zweig öyküsüdür. 50 sayfalık kısacık bir kitapta mecbur hissetmenin yaşattığı psikolojiyi, bu hissin insanı nasıl baskıladığını, özgürlük ve esareti, ikilemlerde boğulmayı; sevdiği adamın iradesi ve özgürlüğü için aşkından haykıran bir kadını, kalp kırıklıklarını, direnişini ve gücünü; Zweig'ın hayatından ve duygularından çokça iz taşıyan, iç burkan çaresizliği ve nicelerini okuyorsunuz. --- spoiler --- Kitabın bitişi ile üzerine dakikalarca zihnimdeki düşüncelerde boğulduğumu ve hatta çırpındığımı hissettim. Zira zihnim dört bir yana ayrıldı: Kendi hayatım, Zweig'ın bir zamanlar yaşadıkları, Ferdinand'ın durumu ve Paula... bunlar arasından yalnızca kendi hayatım için ayrılan bölümü biraz açıklamak ve Paula üzerine birkaç kelam etmek istiyorum. Kendi hayatım dediğim kısmı kitaptan bir alıntı ile açıklamak çalışacağım. “Ben istemiyorum ki...” “Bunu yeterince göstermiyorsun ama. Dahası sen artık hiçbir şey istemiyorsun. Senin yerine başkaları istiyor... Sen nefret ettiğin bir şeye teslim oluyorsun ve bunun için kendini feda ediyorsun. Hayatını feda edeceksen neden inandığın bir şey için etmiyorsun?” Bu satırları okuduktan sonra kendinizi ve hayatınızı sorgulamamak, düşünmemek imkansız hale geliyor. İstemediğim halde yapmak zorunda olduklarımı, istemediğim bir şeyi yapmayı basitleştirdiğimi, hayır diyemediklerimi, mecburiyet hissinin bana yaptırdıklarını ve yaptırabileceklerini, beni mutsuz edişini, hayattan keyif almamı ne derece zorlaştırdığını düşündüm. Küçük bir farkındalık ve uyanış... Öte yanda hayatım boyunca hep olduğum fakat hiç olamadığım Paula var. Kitapta benim için başrol Paula'dır diyebilirim. Aklımı en çok meşgul eden, karıştıran ve içimde bir şeyleri tetikleyen bir karakter. Kendimden bir şeyler bulup benimsediğim, içselleştirdiğim bir karakter. Umarım herkesin hayatında Paula gibi sevdiği kişi için sevdiğinden daha çok savaşan, cesur, sadık, güçlü ve sevgi dolu biri olur.
Hayat ve İnsan
MecburiyetStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202175,1bin okunma
·
210 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.