Kitap Viyana'ya giden genç tıp öğrencimizin büyük kentin gerçekliğine uyum sağlamasını ve yetişkinliğe adım atma sürecini anlatıyor. Kendisini birdenbire ailesinden uzakta soğuk bir odada yapayalnız bulan karakterimiz zamanla girdiği bunalımın etkisiyle hayallerinden, başlangıçta büyük bir hevesle sarıldığı tıp eğitiminden vazgeçme noktasına kadar gelir. Tam da o günlerde kızıl hastalığına yakalanan ve yardıma ihtiyaç duyan bir kız çocuğu onu hayata geri çağırır. İçsel çatışmaların bolca olduğu ve gaddar bir dünyada varoluşunu sürdüremeyecek kadar kırılgan insanların acılarını baştan beri dert edindiğini ortaya koyan öykümüz biz okuyucalara betimlemeleri ve olay örgüsü ile okuduktan sonra düşündürücü bir kitap bırakıyor.