Gönderi

6/10
·167 syf.··
2021 23. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2021 02:54
Platon'un Devlet'ini bitirdikten sonra okumaya karar verdiğim bir kitaptı. Ütopya hakkında tek bildiğim Devlet'in daha yumuşatılmış, insancıllaştırılmış hali olduğuydu. Haliyle daha geliştirilmiş bir ideal devlet anlayışı göreceğimi umuyordum. Ama beklediğim gibi olmadı. Yazar, rönesansın ve hümanizmanın etkisinde kaldığından insanın mutluluğuna odaklanmış. Kitabın tek karakteristik özelliği bu zaten. Kulağa da hoş geliyor fakat bu o kadar gerçekçilikten uzaklaşmasına sebep olmuş ki Ütopyadaki insanların birer robot olabileceğini düşünmeden edemedim. Müthiş bir baskıcı rejim var ve buna rağmen herkes mutlu olabiliyor. (Aklıma Cesur Yeni Dünya geldi hemen. Orada da her tabakadan insanlar çok mutluydu ama onlara dünyaya gelir gelmez telkinde bulunuyorlardı. Ayrıca genlerine ve zekalarına hükmedilebiliyordu.) Baskıcılık demişken örnek vereyim; insanlar saat 8'de yatıp 6 saat uyurlar, yemeklerini topluca yerler (evde yemek isteyen olabilir ama bu insanlara iyi gözle bakılmaz) sofrada oturma düzeni rahipler baş köşede, yaşlılar onların yanında olacak şekilde oluşturulur. Ama gençlerin arasına da yaşlılar serpiştirilir ki gençler laubali konuşmasınlar:) Sonra mabette de insanların tuzluk gibi dizilmesi gerekiyor. Kadınlar bir tarafa, erkekler bir tarafa... Ama karı koca birbirlerine denk gelecek hizada dururlar. Özellikle sonlara doğru çalakalem yazılmış gibi hissettiğim yerler oldu. Yazar sadece hayalini söylüyor ama altını mantıklı bir şekilde doldurma ihtiyacı hissetmiyor. Ütopyalıların suç işlemelerini gerektirecek sebeplerinin olmadığını söylemek fazla romantikti mesela. Bir de tutarsızlık olarak gördüğüm iki şey vardı; ülkede isteyen istediği dine inanmakta özgür ama ateistlere insan muamelesi yapılmaz, onlar hayvanlarla eş değerdedir. Hele inançsızlık propagandası yapan olursa cezası kölelik. Diğeri de halkın felsefeyi çok sevmesi ama devlet yönetimiyle ilgili konuşmanın cezasının idam olması. Çok merak ediyorum tanrıya ve ahirete inanmanın gerektiktiği dayatılan ülkede insanlar neyin felsefesini yapıyorlar acaba? Yani sonuç olarak özgür insan faktörü, bu kurmaca ideal toplumun çok büyük bir falsosu olmuş bence. İnsanın komünist bir devletin boyundurluğu altında mutlu olabilmesi için ya Huxley'in kitabındaki gibi genleriyle oynanıp düşük zekalı olması lazım ya da Platonun Devletinde olduğu gibi anne karnından alınır alınmaz devletin lehine yaşayıp, uğruna ölecek şekilde manipülatif eğitim görmesi lazım.
Felsefe
ÜtopyaThomas More · Dergah Yayınları · 201724,6bin okunma
·
151 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.