Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·174 syf.··
2022 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Mart 2022 20:30
Kitapta anlatılan Ütopya ülkesinin, şehir yerleşiminde, her evin iki kapısı vardır. Ön kapılar sokağa, arka kapılar ise bahçeye açılır. Atatürk'ün uyguladığı, Türkiye'nin ilk modern şehir planlama örneği olan Çumra'da da tıpkı böyle yapılmış. Atatürk kitabı okudu mu, okuduysa etkilendi mi bilmiyorum. Eğer okuyup etkilenerek bu planı düşündüyse harika, okumadıysa harika ötesi.
ÜtopyaThomas More · Dergah Yayınları · 201724,6bin okunma
Puan vermedi·174 syf.··
2020 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2020 01:29
Her ne kadar komünizm methiyesi yapmış olsa da, modern politik ve sosyal sistemlerin sorgulandığı ütopya olmaya yazgılı bir anlatı. Özellikle Thomas More'un kitabın başında verilen yaşamı ve ilkeli duruşu karşısında insan kendini ve çevresini sorgulamaya başlıyor, kitapta yer yer More ve Raphael'in diyalogları içine sindirilmiş modern hukuk ve ekonomik sistem üzerine yaptıkları felsefi tespitlerin -her ne kadar eskimiş harcıalem tespitler de olsalar-ülkemle ne kadar örtüştüğünü görmek de -kitabın 1516'da yazıldığını da düşürseniz- ilginç ve üzücüydü.
Felsefe
ÜtopyaThomas More · Dergah Yayınları · 201724,6bin okunma
10/10
·174 syf.··
Beğendi
·
2024 7. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2024 02:27
Ütopya: Hiçbir yer. Gerçekleşmesi imkansız tasarı veya düşünce. Thomas More, hümanizmden, rönesanstan etkilenmiş dindar aynı zamanda reform karşıtı bir yazar. Ütopya’yı 1516’lı yıllarda insan merkezli düşüncenin hakim olduğu, kilisenin artık insanların gözünde değerini kaybettiği, aydınlanmanın kıvılcımlarının başladığı bir dönemde genç yaşında kaleme alıyor. Yazdıklarını sonradan reddettiği, hatta devlet adamlığı yaptığı dönemlerde bu kitabını unutmak istediği söyleniyor. Neyse ki kitabı basılıyor ve edebiyat yazınına yeni bir tür getiriyor. Evet ütopya tarzının ilk kitabı denebilir. Kitabında döneminin çok ötesinde bir devlet hayali kuruyor More. Yaşadığı ülke olan İngiltere yönetimine bir eleştiri getiriyor. Paranın, altının, lüksün önemsiz olduğu, bir çok şeyin ortak olduğu, halkın gelecek kaygısının olmadığı dini hoşgörünün olduğu bir tarım ülkesi hayal ediyor. Kitap iki bölümden oluşuyor. İlk bölümde birkaç arkadaşın devlet, adalet ve sistemler üzerine sohbetleri yer alıyor. Ütopyanın tasviri ise kitabın ikinci bölümünde, gemici bir arkadaşlarının onlara gördüğü bu ada ülkesini anlatmasıyla başlıyor.
ÜtopyaThomas More · Dergah Yayınları · 201724,6bin okunma
Puan vermedi·174 syf.··
2025 793. kitabı
1478-1535 arasında yaşamış İngiliz yazar, devlet adamı ve hukukçu Thomas More’un 1516’da Latince olarak yazılan bu eseri ÜTOPYA tarzının kurucu/öncü/ilk metnidir. Yazar hayal ettiği DEVLET’i tüm ayrıntılarıyla anlatmaya çalışmıştır. Kurguladığı devlette herkes mutlu,kimse aç değil, herkes eşit,kimse üstün değil. Mülkiyetin özel şekli yok. Fazla çalışma yok, çünkü gereksiz. Zengin -fakir olmayınca üretimde de herkes yer alınca sıkıntı çeken olmayacaktır. Eğitimden askerliğe, çalışma hayatından savaş hukukuna, özel hayattan köle hayatına tüm detaylar özenle anlatılmıştır. Yazıldığı dönem gözönünden alındığında çağını aşan bir düşünce ürünü olduğu görülüyor. Yaşadığı döneme göre hümanist bir bakış sergileyen yazar özellikle yakın arkadaşı Erasmus ile varolan düşünce ortaklığıyla birlikte düşünüldüğünde Erasmus’un Deliliğe Övgü kitabıyla birlikte okunduğunda daha da ufuk açıcı oşacağını düşünüyorum. Son gününe geldiğimiz 2020 yılında gelece dair bizim de ütopyalarımızın olmasını ve gerçekleşmesini temenni ederim.
ÜtopyaThomas More · Dergah Yayınları · 201724,6bin okunma
6/10
·167 syf.··
2021 23. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2021 02:54
Platon'un Devlet'ini bitirdikten sonra okumaya karar verdiğim bir kitaptı. Ütopya hakkında tek bildiğim Devlet'in daha yumuşatılmış, insancıllaştırılmış hali olduğuydu. Haliyle daha geliştirilmiş bir ideal devlet anlayışı göreceğimi umuyordum. Ama beklediğim gibi olmadı. Yazar, rönesansın ve hümanizmanın etkisinde kaldığından insanın mutluluğuna odaklanmış. Kitabın tek karakteristik özelliği bu zaten. Kulağa da hoş geliyor fakat bu o kadar gerçekçilikten uzaklaşmasına sebep olmuş ki Ütopyadaki insanların birer robot olabileceğini düşünmeden edemedim. Müthiş bir baskıcı rejim var ve buna rağmen herkes mutlu olabiliyor. (Aklıma Cesur Yeni Dünya geldi hemen. Orada da her tabakadan insanlar çok mutluydu ama onlara dünyaya gelir gelmez telkinde bulunuyorlardı. Ayrıca genlerine ve zekalarına hükmedilebiliyordu.) Baskıcılık demişken örnek vereyim; insanlar saat 8'de yatıp 6 saat uyurlar, yemeklerini topluca yerler (evde yemek isteyen olabilir ama bu insanlara iyi gözle bakılmaz) sofrada oturma düzeni rahipler baş köşede, yaşlılar onların yanında olacak şekilde oluşturulur. Ama gençlerin arasına da yaşlılar serpiştirilir ki gençler laubali konuşmasınlar:) Sonra mabette de insanların tuzluk gibi dizilmesi gerekiyor. Kadınlar bir tarafa, erkekler bir tarafa... Ama karı koca birbirlerine denk gelecek hizada dururlar. Özellikle sonlara doğru çalakalem yazılmış gibi hissettiğim yerler oldu. Yazar sadece hayalini söylüyor ama altını mantıklı bir şekilde doldurma ihtiyacı hissetmiyor. Ütopyalıların suç işlemelerini gerektirecek sebeplerinin olmadığını söylemek fazla romantikti mesela. Bir de tutarsızlık olarak gördüğüm iki şey vardı; ülkede isteyen istediği dine inanmakta özgür ama ateistlere insan muamelesi yapılmaz, onlar hayvanlarla eş değerdedir. Hele inançsızlık propagandası
Felsefe
ÜtopyaThomas More · Dergah Yayınları · 201724,6bin okunma
Kendi Ütopyasının Şehidi
10/10
·249 syf.··
2026 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2026 19:01
Utopia kelimesi hem “hiçbir yer” hem de “iyi yer” anlamına gelen bir kelime oyunu. Bu küçük ayrıntı, kitabın bütün ironisini taşıyor. Yazara baktığımızda bu oyun daha da anlam kazanıyor. Thomas More devletin tam içinde yer alan bir hukukçu, bir siyasetçi ve sonunda idam edilen bir adam. İktidarı içeriden tanıyan birinin böyle bir ada tasarlaması tesadüf gibi görünmüyor bana; bilinçli bir meydan okuma gibi duruyor. Hiçbir yerde olan o memleket, ada, kıyılar elbette kurgu. Ama eleştirilen zihniyet son derece gerçek. Edebiyatın sevdiğim tarafı tam da bu: Harita sahte ama insan doğası fazlasıyla tanıdık. Ütopya artık yalnızca bir kitap adı değil; bir yazın türünün adı. Thomas More’u değerli kılan şeylerden biri de bu kavramı literatüre kazandırmış olması. Eğer Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları baskısını okursanız, kitap bittikten sonra Mina Urgan’ın kapsamlı incelemesiyle karşılaşıyorsunuz. More’dan sonra yazılan ütopyalar, daha önce Platon (Eflatun)’un Devlet eseriyle yapılan karşılaştırmalar ve ilginç anekdotlar metni genişletiyor. O noktada şunu fark ediyorsunuz: Thomas More kolay çözümlenebilecek bir karakter değil. Ruhunda ve hayatında ütopyasını bir şekilde yaşamış bir adam. İnsanların inanmadıkları şeylere yalan yere yemin etmemeleri, vicdan özgürlüğü uğruna kendini feda etmiş biri. Kitabın bir yerinde, Ütopyalıların savaş sistemlerini, dinlerini, törenlerini, yasalarını ve törelerini düşündüğünü; çoğunun gerçekleşmesi zor şeyler gibi göründüğünü söyler. Asıl şaşırtıcı olanın ise bu garip devletin parasız ve ortak yaşam düzeni olduğunu belirtir. Bu fikir daha sonra farklı düşünürler tarafından genişletildi. Karl Marx’ın sistematikleştirdiği kolektif mülkiyet anlayışının 20. yüzyıldaki uygulamalarına, örneğin Sovyet deneyimine baktığımızda, ideal ile pratiğin ne kadar
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,6bin okunma
Hayal Gücünün Sınırlarını Zorlamak Ütopya ile Yeni Dünyalar Kurmak
10/10
·249 syf.··
2024 124. kitabı
Sayfalar arasında kaybolurken, yazarın ustalıklı kaleminden dökülen kelimelerle hayallerimizin sınırı olmayan bir dünyasına adım atıyoruz. Bu dünyada, ideal bir toplumun nasıl olması gerektiği üzerine düşünmeye ve var olan düzeni sorgulamaya davet ediliyoruz. Yazar, kusursuz bir toplum tasviri sunmak yerine, ideal bir toplum inşa etmenin ne kadar zor ve karmaşık bir süreç olduğunu gösteriyor. Ütopyalıların bazı geleneklerini ve inançlarını da eleştiriyor ve ideal bir toplumda bile bazı çelişkilerin ve kusurların olabileceğini vurguluyor. "Ütopya", sadece siyasi ve sosyal bir eleştiriden ibaret değil. Aynı zamanda, etik, felsefe ve din gibi konularda da derin tartışmalar barındırıyor. Yazar, din ve vicdan özgürlüğü, ötenazi, eutanazi gibi günümüzde de geçerliliğini koruyan etik problemlere değiniyor. Bu eser, yüzyıllar boyunca siyasetçileri, filozofları ve yazarları etkilemeye devam eden bir klasik olmuştur. Günümüzde de ideal toplum arayışlarına ışık tutan ve tartışmaları besleyen önemli bir eser olarak kabul edilmektedir. "Ütopya"yı okumanız için 5 neden * Hayal gücünüzü zorlayacak ve sizi yeni fikirlere yönlendirecek bir eser. * 16. yüzyıl Avrupa'sına dair eşsiz bir bakış açısı sunuyor. * Etik, felsefe ve din gibi konularda derin tartışmalara imkan tanıyor. * Günümüzde de geçerliliğini koruyan birçok sosyopolitik soruyu ele alıyor. * Klasik edebiyatın en önemli eserlerinden biri. Ütopya ideal bir toplum tasviri sunan kusursuz bir eser olmasa da, okurlarını düşünmeye ve sorgulamaya teşvik eden, ufuk açıcı bir klasiktir. Bu eseri okurken, yazarın ütopyacı vizyonunu sadece eleştirel bir bakış açısıyla değil, aynı zamanda hayal gücünüzü kullanarak da değerlendirmeniz önemlidir.
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,6bin okunma
10/10
·249 syf.··
Beğendi
·
2023 134. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2023 22:04
Thomas More şaka mı yaptı, yoksa ciddi miydi? Ciddi ciddi bunu tartışmış insanlar. İnanılır gibi değil. Siyasi ve dini ortamın gergin olduğu, bilhassa More gibi adamların kelleleri koltukta gezdiği bir dönemde hem siyasi hem de dini düşüncelerini alenen 'Ben böyle düşünüyorum' demesi pek olası değil. Hem Sir olan hem de bir ermiş kabul edilen More'un zekası, yeteneği, ilkeli oluşu ve onlara sadakati, bir eğitmen olarak kıymeti tartışılamaz. İstemeyerek de olsa gücün bizzat kendisiyle sarmaş dolaş dansetmeye mecbur kalması ve buna rağmen ilkelerinden ve inancından taviz vermeyerek işi götürebildiği yere kadar götürebilmiş olması takdire şayan hakikaten. Sokrates vari tutuklanma ve idama mahkum edilmesi ve hatta yine Sokrates gibi ağırbaşlı ve üstelik şakalar yaparak korkusuzluğunu ortaya sermesi çok etkileyici. Beraati bir söze bakmasına rağmen üstelik. Ah erdem, sen nelere kadirsin.. Kitabimiz Utopia hala güncelliğini korumakta, çünkü kimse içinde yaşadığı ülke ve onun yönetiminden memnun değil. Hala bir tatminsizlik ve mevcut düzen icinde bir zorlanma sözkonusu insanların çoğu için. Ama arayış konusunda kafa patlatmak, zihin mesaisi yapmaktan ise malesef çok uzağız. More bu kitabıyla ebedileştigi gibi, bize de hala bir deniz feneri olmakta. Yol almak isteyen, sağlam gemiler için. Mine Urgan'ın Thomas More'un hayatı, More ve Utopia'sının yorumlanması, diğer Ütopyalar ve Distopyalara dair yazılar bu baskıyı ilgilileri için çok kıymetli kılıyor. Yer yer kitabın içeriği uzun uzun tekrarlansa da Mine Urgan'ın eklerinden bağımsız okumayın kesinlikle. Ve konu hakkında bolca düşünün. Kitapla kalin...
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,6bin okunma
Mükemmel Dünyanın Peşinde Ütopya'ya Yolculuk
9/10
·249 syf.··
2024 109. kitabı
Thomas More'un 1516 yılında kaleme aldığı Ütopya eseri, edebiyat ve felsefe dünyasında iz bırakan, ideal bir toplum tasviri sunan ütopik bir romandır. Eserin ismi, "iyi yer" ve "olmayan yer" anlamlarına gelen "ou-topos" kelimelerinden türemiştir. {Eserin Konusu} Ütopya, denizci Raphael Hythlodaeus'un, Utopia adası hakkındaki anılarını anlatmasıyla ilerler. Bu ada, ideal bir toplumun tüm özelliklerini barındırır. Ütopyalılar eşittir, özel mülkiyet yoktur, herkes ihtiyacı kadarını alır ve üretime katkıda bulunur. Eğitim ve sağlık ücretsizdir, din ve vicdan özgürlüğü vardır. Savaş ve suç oranları düşüktür. Hükümdarlar, halk tarafından seçilir ve bilgelikle yönetirler. {Eserin Etkisi} Ütopya, birçok yazar ve filozofu etkilemiştir. Modern ütopik ve distopik edebiyatın öncüsü olarak kabul edilir. Eserdeki fikirler, Fransız Devrimi ve Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi gibi birçok tarihi olaya ilham kaynağı olmuştur. {Kitabı Okuduktan Sonra} Ütopya'yı okuduktan sonra, insan ideal bir dünyanın nasıl olabileceğini düşünmeden edemiyor. Eserde tasvir edilen kusursuz toplum, insanlığın en temel ihtiyaçlarını ve özlemlerini yansıtıyor. Eşitlik, adalet, özgürlük ve barış gibi kavramlar, Ütopya'da somut bir şekilde karşımıza çıkıyor. {Eserin Eleştirisi} Ütopya'nın bazı eleştiriler de aldığını belirtmek gerekir. Gerçekçi olmamak ve pratikten uzak olmak en büyük eleştirilerden biridir. Ayrıca, eserdeki kadın ve kölelerin durumu da eleştirilere konu olmuştur. {Sonuç} Eleştirileri olsa da, Ütopya günümüzde de okunmaya ve tartışılmaya değer bir klasik olarak kabul edilir. Eser, ideal bir toplum tasviri sunarak, insanlığın en yüce ideallerini hatırlatıyor. {Kitabı Önerir miyim?} Eğer ideal toplumlar ve ütopik fikirler ilginizi çekiyorsa, Thomas More'un Ütopya'sını okumanızı
UtopiaThomas More · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202024,6bin okunma
Yaşasın Sosyalizm!
6/10
·129 syf.··
Beğendi
·
2023 12. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2023 13:55
"Kendini beğenmiş adam, mutluluğunu kendi rahatlığı üstüne değil, başkalarının acıları üstüne kurar; ezeceği, köle gibi kullanacağı insanlar olmazsa, mutluluğunu başkalarının yoksulluğu üzerine kuramazsa, malını mülkünü ortaya serip yoksulların bellerini bükmeyeceğini, umutlarını kırmayacağını bilmezse, tatmin olamaz. Kendini beğenmek öyle bir cehennem yılanıdır ki, insanın yüreğine sinsice süzülüp girer, onu zehirleyip gözünü kör eder, daha güzel bir hayata giden yoldan saptırır onu. Bu sürüngen, insanların öylesine içine işler ki, onu koparıp atmak kolay olmaz." **** Baştan sunu belirtmek isterim ki, böyle bir ütopya Türk halkına ters. Çünkü Ütopya Adasında yasayan insanlar tembel, bencil, kibirli, kendini beğenmiş, kadir kıymet bilmez, nankör beleşçi, içten pazarlıklı, biat kültürüne sadık, sürü psikolojisine sıkı sıkıya bağlı, merhametsiz (burada merhametle acıma hissini karıstırmayalım lütfen) temel insan hak ve özgürlüklerine karşı saygısız değiller. Belki de sırf bu yüzden Türkiye'de Sosyalizm iktidara gelemiyor Kitap adından da anlaşılacağı gibi bir hayal ülkesini anlatıyor. Yönetimin halkla ilişkilerini, sosyal devletin niteliklerini, halkın yaşayış ve çalışma şeklini, dini inanışlarından evliliklerine kadar sistemin nasıl işlediğini. Örneğin para ve altının çok fazla bir hükmü yok, çünkü yönetim halkın konforu için gerekli olan her türlü ihtiyacı karşılıyor, para da veriyor elbette fakat insanlar parayı harcayacak yer bulamıyor. Ütopya Adasındaki sistemle kapitalist düzenin karşılastırmasını da yapıyor. Servetin yoksullar karşısındaki ezici gücünü ve bunun getirdiği felaketleri tek tek ortaya koyuyor. Yazarın ideal yönetim biçimini anlattığı bir ülkeyi kurguladığı bir kitap. Tahmin edilebileceği üzere bu adadaki düzen anarşist olmasa bile sosyalist
İnsan ve Toplum
ÜtopyaThomas More · Antik Yayınları · 024,6bin okunma

Yazar Hakkında

Thomas MoreYazar · 4 kitap
Thomas More, (7 Şubat 1478 - 6 Temmuz 1535) İngiliz yazar, devlet adamı ve hukukçu. Yaşamında önde gelen bir hümanist bilgin ünvanına kavuşup bir çok kamu görevi üstlendi. Eseri Ütopya ile edebiyatta yeni bir nesil yarattı. 1516'da yazdığı Ütopya'da ideal hayali bir ada ülkenin siyasi sistemini tarif ediyordu. More'un Kral Henry VIII'in İngiliz kilisesinin başına geçme niyetine ilke olarak karşı çıkması, kendi siyasi kariyerinin sonunu hazırlayıp hain olarak idam edilmesine sebep oldu. Ölümünden 400 yıl sonra, 1935'de Papa Pius XI tarafından aziz ilan edildi. 7 Şubat 1478'de, Londra'da doğmuştur. Babası dönemin önemli bir yargıcı olan Sir John More'dur. Eğitim için Oxford Üniversitesi'ne girdi. Oxford'da geçirdiği 2 yılda yazmaya başladı. Antik Yunan ve Latin edebiyatına ilgisi de bu dönemde oldu. Daha sonra Londra'ya geri döndü ve 1496 yılında hukuk öğrenimi görmeye başladı. 1501 yılında avukat oldu. Hukuk öğrenimi gördüğü yıllarda manastır yaşamı yaşamakta ve bir rahip olmak isteğiyle yanıp tutuşmaktaydı. Yine de zamanla bu duygusu söndü ve ruhu ülkesine hizmet etmek isteğiyle doldu. Bunun üzerine 1504 yılında parlementoya girdi. Bu sıralarda ünlü Hollandalı yazar Erasmus ile olan arkadaşlığı iyice gelişti ve Erasmus 1509'da basılan ünlü eseri Encomium Moriae`yi (Deliliğe Övgü) Thomas More'a adadı. 1517'de Kral'ın hizmetine girdi. Giriştiği başarılı bir diplomatik görev ardından şövalye unvanı verildi ve yardımcı veznedar ilan edildi. Kralın kişisel danışmanı olarak kariyeri parlamaya devam etti. 1525'de Lancaster Düklüğü'nün bakanı oldu. Kral Henry VIII'in evlilikleriyle ilgili konularda ona yeterince yardım edemeyen Lordlar Kamarası başkanı Kardinal Wolsey'i istifaya zorladıktan sonra yerine Thomas More'u Lordlar Kamarası başkanı ilan etti. Başlarda Kralın düşüncelerini paylaşan More, zamanla Kralın protestanlığa olan artan ilgisi ve kiliseye olan negatif düşüncelerinden rahatsız oldu. Kişisel olarak protestanlığı sevmiyor ve doğru bulmuyor, dönemin katolik kilisesini benimsiyor ve önemsiyordu. Protestanlığı eleştiren kitaplarıyla Kral ile olan ilişkisini gerdikten sonra 1531'de Krala bağlılık yemini etmeyi reddetti. Daha sonra hastalığı bahane ederek 1532'de görevlerinden ayrıldı. 1533'de Anne Boleyn'in İngiltere Kraliçesi olarak ilan edildiği taç giydirme törenine katılmayı reddedince şimşekleri üzerine çekti. Yalan davalar ve dedikodular başladı. Parlementonun Anne Boleyn'i İngiltere'nin kraliçesi olarak ilan edebileceğini kabul etmesine rağmen, bağlılık yemini etmeyi reddetti zira bu Papa'ya karşı bir davranış olurdu. Bu yüzden tutuklandı. Daha sonraları Kralı kilisenin başı olarak görmediği için ölüm cezasına çarptırıldı. 6 Temmuz 1535'de idam edildi.