·172 syf.····Okunma: 02 Aralık 2021 07:14 Kitapta baştan sona kaos hakim. Yazar kelimeleri özenle seçmiş. Örneğin bir ağaçtan bahsedecekse size canlı, güzel yeşil bir ağaç hayal ettirmiyor. Kurumuş, çürümüş, pislik içinde bir ağaç hayali kurmaya zorluyor. İyi-kötü, doğru-yanlış algınızı yerle bir ediyor. Bir insanın yapacağı ve yaşayacağı tüm kötü şeyler; hırsızlık, adam yaralama/öldürme, taciz, tecavüz, şiddet, vahşet, ihanet fazlasıyla mevcut. Makineleşmiş insanların yaşadığı kaotik bir ortamda geçiyor hikaye ve her satırına kaos hakim.
Bir çete üyesinin başı olan Alex'in ağzınadan dinliyoruz hikayeyi. Daha 15 yaşında olan Alex, bu kaotik ortamda kötülüğün vücut bulmuş hali, bir anti-kahraman olarak çıkıyor karşımıza. "Kötü" olarak adlandırdığımız Hapishaneye girince orada yaşadıkları ve hapisaneden çıkmak için kabul ettiği Ludovico deneyi ile Alex'e üzülüp onu 'iyi' diğer kişileri 'kötü' sınıfına koyuyoruz kendi içimizde. Yapılan deneyde Alex olumsuz davranışlara karşı robotlaştırılıyor. Daha sonra tedavi edildi artık 'iyi' biri oldu diyerek hapisten çıkarılıyor ancak serbest bırakıldığı dünya hala kötü bir yer. Anti-kahramanımız Alex üzerinde yapılan deneyle doğru/yanlış, iyi/kötü gibi düşünceler içerisinde boğuluyorsunuz. Antonie Burgess her olayda iyi-kötü algımızı değiştirmeyi çok iyi başarıyor.
Yönetmenliğini Stanley Kubrick'in yapmış olduğu filmini izlemenizi de öneririm. En az kitabı kadar filmi de zorlayıcı olsa da kesinlikle izlenmesi gerekenler listesine eklenmesi gereken bir başyapıt. Hatta belki birden fazla kez izlenmeli. Ancak kesinlikle bir yaş sınırı var. Müstehcen ve şiddet içerikli sahneleriyle belirli olgunluk seviyesinin üzerindeki kişilerin izleyebileceği/okuyabileceği bir eser. Bu nedenlerden dolayı bir dönem yasaklanmış olmasıda olumsuz içeriklerin ne kadar rahatsız edici olabileceğini kanıtlıyor.