şayet bir gün, ey gökyüzü
kanatlanırsam bu sessiz evden
ağlayan çocuğanasıl söylerim
tutsak bir kuşum vazgeç benden
59
onunla birlikte bu hüzün dolu kenti
terk ediyorum
halk şaşırmış fısıldıyor
"ne mutlu kıza!. .. "
72
ben oradan, esrik ve özgür
bakarım dünyaya, senin büyülü gözlerinin
yollarını gözümde bulandırdığı
bakarım dünyaya, senin büyülü gözlerinin
gizemli karanlığındadurmadan
çevresinde duvar ördüğü.
78
o sondaki bir ışık değil
ne görünüyorsauzaklardan
belki de kurt gözüdür
o noktada parlayan
85
o günler geçip gitti.
o gövdenin gizlerine gözlerin daldığı
o mavi damarların güzelliğiyle, çekingen tanışma günleri
bir el tek bir çiçekle
birduvar arkasından çağırırdı öteki eli
ve küçük mürekkep lekeleri.
bu karmakarışık. acıklı ürkek elin üzerinde ...
ve aşk
utangaç bir selamla kendini anlatırdı.
93
evime gelirsen eğer sevgili bana bir ışık getir
ve küçücük birpencere, oradan
mutlu sokağın kalabalığını seyredeyim.
137
uçan yeşil saplı fıskiyeler,
çiçek açacak olan o iki genç el
sevgili. ey biricik sevgili
inanalım soğuk mevsimin başlangıcına.
181
ben geometri dersini
delice seven bir öğrenci kadar yalnızım.
191