Harlem'deki bir dükkân sahibi, dükkânının soygunu sırasında vurularak öldürülür. Bir iddiaya göre, genç siyahi Steve Harmon, bu soygunda gözcü olarak görev yapmıştır. Adalet sisteminde, suçlu ya da masum olduğu ispatlanmadan Steve, sistemde bir piyon haline gelir. En kötüsü de ona canavar denilir. Steve, kendisini saran bu korkunç olaylarla başa çıkmanın bir yolu olarak, duruşmasını bir film senaryosuna dönüştürmeye karar verir. Ancak tüm çabalarına rağmen, artık kim olduğunu ya da gerçeğin ne olduğunu algılamakta zorlanmaya başlamıştır.
Michael L. Printz Ödüllü, New York Times'ın en çok satan kitaplarından aynı isimli Netflix filminin kitabı olan Canavar Harmon, bir gencin hayatının, birkaç talihsiz olayla nasıl alt üst olduğunun ve ömrünün geri kalanını parmaklıklar ardında geçirme ihtimalinin doğmasının inanılmaz hikayesini konu alıyor. Kitap, senaryo şeklinde yazılmış olup, kolay okunuyor. Ve okurken, mahkeme salonunda, yargıç, jüri üyeleri ve sanıkların diyaloglarına tanık oluyor gibi bir his uyandırıyor. Siyahiler, adalet ve önyargı konusunda verdiği alt mesajlar da güzeldi. Ayrıca daha önce hiç senaryo şeklinde yazılmış bir kitap okumamıştım, değişik bir deneyim oldu benim için. Filmini de izlemeyi planlıyorum. Sizlere de tavsiyemdir.