Gencecik, siyahi bir çocuğun cinayetle suçlandığı ve hayatını sorgulamaya sebep olacak işkencelere mahrum bırakıldığı bir hikaye.. Henüz 17 yaşında olan Steve Harmon, okulunda ve arkadaşlık ilişkilerinde başarılı bir gençtir. Kamerayla çekim yapmayı çok sever ve film çekmek ister. Sıradan olan hayatı, bir soygunda gözcü olarak olay yerinde bulunduğu için altüst olur. Dükkan sahibinin öldürülmüş olması da işleri içinden çıkılmaz bir duruma sokar. Böylece cezaevine girer ve Harmon’a savcı tarafından ‘canavar’ lakabı takılır. Harmon, sıradan olan lise hayatını geride bırakarak, demir parmaklıklar arkasında, kim olduğunu sorgulamaya başlar. Bulunduğu yerde, genç olmasının yanısıra, siyahi olması da en büyük sorunlardan biridir.
Kitap, senaryo şeklinde yazılmış, suç ve dramı birarada bulunduran, saf ve siyahi bir çocuk üzerinden adaleti sorgulatan, akıcı ve etkileyici bir roman. Harmon’un cezaevine girmesiyle başlayan kitapta, dava sürecinde hakim, savcı ve jüri tarafından canavar olarak anılması, kendini ve hayatını sorgulaması, suç ve adalet kavramlarını irdeleyişi çok güzel yansıtılmış. Michael L. Printz Ödüllü, New York Times’ın en çok satan kitaplarından, aynı isimli Netflix filmi de bulunan kitabı bitirince filmini de izledim. Daha ayrıntılı anlatımıyla kitabı okumak daha keyifliydi. Finalinde sizi şüpheye düşürecek bir okuma olacağından eminim. Suçlu ya da suçsuz, neye göre karar verirsiniz? Okumalısınız.
#CanavarHarmon
^
#kitaptanalıntı
Kendimi filme almamın nedeni de bu. Kim olduğumu bilmek istiyorum. Beni o paniğe götüren yolu tanımak istiyorum.
*
#alıntı
Davayı kazanmamızın ardından bayan O’Brien bana baktığında kafasını çevirmesine neden olacak ne görmüştü?
^
@theseusyayinevi #bloghemsire