Uzun zamandır elimde olan ama okumaya fırsat bulamadığım Franz Kafka'dan #dönüşüm kitabını sonunda #okudumbitti
İnsan aklıyla hayvan bedeninde yaşanılan duygular, çaresizlikler bana Ovidyus dan dönüşümler eserini anımsattı.
Huzursuz insan aklının sınırlı bir kapasiteye sahip bedene hapsoluş trajedesini anlatıyor.
Bunun yanı sıra toplumun farklı olanlara yaptığı muamele hakkında da bir fikir kazandırıyor. Farklı olanın kabul görmediği, dışlandığı vs.
Farklığın sadece fiziksel, bedensel olarak sınırlandırılması pek doğru olmaz, zihinlerin, düşünceler, algılamaların da dışlanması için sadece farklı olması yeterli.
.
.
Bir sabah uyandığında dev bir haşereye dönüşen Gregor Samsa beni hüzne boğdu aslında.
Yapısı gereği duygusal ve herkese karşı düşünceli olan Gregor malesef yaşadığı hazin durumda aynı hassasiyetle ve duygusallıkla karşılaşmıyor. Ötekileştiriliyor, dışlanıyor...
Hani bir söz var ya belki de dua/dilek
Allah kimseyi kimseye muhtaç ettirmesin diye.
Gerçekten de çok doğru. İnsan sonsuz tahammül sahibi olmadığı için ana baba figürleri dahi biricik evlatlarını yetmeyebilir bir yerde.
Hele ki durumu, normalin dışında bir müşkül haldeyse bu durum daha da zorlaşır tabi.