Acılar Denizi’yle şiir dünyasında boğulmaya başladığım ilk Ümit Yaşar kitabından sonra, okuduğum her şiir kitabında, kulaç atıyormuş gibi hissetmeme sebep olan şairin, olası bir liderliğinin neticesi olarak ‘depresifler imparatorluğu’nda kayzeri rum olabileceğini düşünmüştüm. Sonra dedim ki şairin koltukla ne işi olur, sonra Ümit Yaşar’ın banka memuru olduğu aklıma geldi. Bir şeyi düşünmeye başladığımda, ona karşı bir engel görüyorum ve hemen ardından o engele de bir engel olduğunu fark ediyorum. Biraz kül, biraz duman, o Ümit Yaşar’dır işte. Uzatmak istemiyor, burada sonlandırıyorum.