İthaki'nin bu bilim kurgu klasiklerinin basımları çok dikkatimi çekiyordu fakat ben bilim kurgu okurken çok sıkıldığım için bir türlü elim gitmiyordu.Maymunlar Gezegeni ise bu yargımı kırmayı başaran, çok sürükleyici bir klasikti.Kitabın daha arka kapağını okuyunca heyecanlanmıştım ve güzel bir şeyler okuyacağımı hissediyordum.Öyle de oldu hatta kitap beklentimin kat kat üstüne çıktı.Kitap konu alarak maymunların yönettiği insanların ise iradesiz,düşünme yetisi olmayan,akılsız olduğu bir gezegeni konu alıyor.Bizim dünyamızın tam tersi yani.Bilim kurgudan beni en çok sıkan taraf bilimsel terimlerin çok fazla kullanılması ve benim kitap boyunca gibi şey anlamam olur hep.Maymunlar gezegeni ise aksine yapılan deneyleri,insan psikolojisini ele alma yönüyle hiç sıkılmadan okuyabildiğim bir kitap oldu.Yazar bölümleri kısa kısa tutarak heyecanı hep en üst düzeyde bırakıyor bu yüzden sürekli bir bölüm daha diyip bir bakmışım kitabı bitirdim.Aslında kitap genel olarak bir mektubu kapsıyor.İki kaşif uzay araçlarında dururken birden kendilerine doğru gelen şişeyi farkediyorlar.Şişenin içinden çıkan mektupta tüm kitabın konusunu kapsıyor.Dediğim gibi her bölümü ayrı bir heyecanla okudum hatta bazı bölümleri okurken o kadar etkilendim ki kitabı kapatmak zorunda kaldım.Okuduğunuz zaman çok basit bir olay gibi gözükse de yazarın anlatmak istediği şey aslında çok derin ve kanınızı dondurur nitelikte.Okudukça insanların bulundukları ortama uyum sağlama hızını görüp şaşırmıştım,özellikle de profesör olayında.Ana karakteri de takdir ediyorum bu konuda öyle bir ortam da akıl sağlığını nasıl koruyabildiğine hayret etmiştim.Kitap başından sonuna kadar çok güzeldi idi zaten ama sonu cidden tarif bile edemiyorum ağzımı açıkta bıraktı.En kısa sürede filmini de izleyeceğim.Sonu hiç beklemediğim en uç şekilde bitti.İlk sayfasından son sayfasına kadar kalite akıyordu kitaptan.Kısaca söyleyebileceğim tek şey hiç düşünmeyin bile almak için.