·174 syf.····Okunma: 11 Aralık 2021 00:44 Basit ve dertsiz bir kurguya girişi andırıyordu, henüz ilk cümleleri.
En fazla ne anlatabilir ki? Yabancı olduğu bir sokağa taşınan adam, nelerle karşılaşabilir ki? Taşındığı evde belki uyum sorunu yaşayabilirdi. Yine de ne gerek vardı ki yeni bir eve taşınan kiracıyı konu edinmeye?
Tüm bu sözleri söylüyorsanız ya henüz kitabı okumaya başlamadınız ya da hâlâ ilk birkaç sayfasını okuyorsunuz!
Dilerseniz abartıyor diyebilirsiniz. Sorun yok, en abartısız ve memnuniyet dolu okumalarımdan birisi ya Kiracı, alınmam için hiçbir sebep göremiyorum.
Zor şartlarda küçük bir ev bulan Trelkovsky, bir binanın en sakin ve uyumlu sakinlerinden biri olmaya adaydır. Ev sahibiyle arasında geçen muammalı görüşmeden sonra yeni evine yerleşir.
Kendinden önceki kiracının şaibeli durumunun da etkisiyle birlikte ruhsal sorunları baş gösterir, uyum problemi yaşamaya başlar. Ya da uyum sorunu yaşatılır. Çünkü bir insan ne kadar sorunsuzsa çevresindekiler bir o kadar sorunlu olmaya başlar.
İş arkadaşları, komşuları, ev sahibi gibi birçok etmen yüzünden psikolojisi alt üst olup iç muhasebesi zirve yapar. Paranoyaklaşır, halüsinasyonlar görür, bir önceki kiracıyla kurulan empati artar. Olaylar bitmez.
Güya bekar ve sakin bir hayatı vardır ama işin aslı öyle görünmüyor. Okurken psikolojik gerilimin uçlarında gezindiğimi, bir aralık o tuvalet camının görüntüsünü rüyalarıma taşıdığımı hatırlıyorum.
Yazarın aynı zamanda senaryolaştırdığı ve filminin de olduğu bu kitabı okurken bu denli gerildiysem filmde kim bilir neler hissederim. O yüzden uzun bir süre izlemeyi düşünmüyorum.
Yabancılaşmanın ve sosyal uyumun psikolojisini aktarırken alt metinde kimlik, ötekileştirme ve sosyal sınıflanmanın da izlerini keşfettiğim bu kitap okumazsa olmaz.
Abartısız bu senenin okuduğum en iyi kitaplarından biri diyebilirim. ️