“Antik diller öğretmeni Raimund Gregorius’un yaşamı,yağmurlu bir günde okul yolunda karşılaştığı Portekiz’li bir kadından duyduğu Portekizce bir sözcük ve o sözcüğün büyüsüne kapılarak gittiği bir sahafta bulduğu kitapla tümüyle değişir. Ani bir kararla trene binerek Bern’den ayrılır,Lizbon’a doğru yola çıkar. Dilini,geleneklerini bilmediği,kimseyi tanımadığı bu yabancı kente onu sürükleyen,Salazar rejimine başkaldıran Doktor Prado’nun hayat,aşk,yalnızlık, özveri,cesaret,ölüm ve zorbalıkla ilgili notları kendi sınırlı iç dünyasından koparıp hayata bambaşka bir pencereden bakacağı içsel bir yolculuğa çıkartır.”
Anlatım tarzı,kurgusu oldukça etkili. Bir solukta değilde yavaş yavaş okunabilecek gerçekten hem yüreklere hem ruhlara dokunacak bir roman. Yolculuk öğretici,dinlendirici bir şekilde ilerliyor. Karakterler çok iyi işlenmiş öyle ki içinizden birileri ile yola çıkmış hissini yaşıyorsunuz. Ancak uzun betimlemeler,küçük puntolarla ve din felsefesi bölümüyle biraz da yordu beni. Saydıklarım herkesi rahatsız etmeyebilir çünkü kitap çok çok iyiydi. Ve öyle güzel alıntılar varki her birini alıp hayatınızın her hangi bir yerine bırakabilirsiniz. Kitap altı çizili cümlerle dolu.Çevirisi de çok güzel ayrıca teşekkür ederim İlknur Özdemir’e
“Oysa kendi ruhlarındaki hareketleri dikkatle izlemeyenler mutlaka mutsuz olurlar.”
“Hayatımızın gerçek yönetmeni rastlantıdır. Gaddar,acımasız ve büyüleyici bir cazibesi olan bir yönetmen.”
“Hayat yaşadığımız şey değildir,hayat yaşadığımızı hayal ettiğimiz şeydir.”
“İçimizde olanın ancak küçük bir kısmını yaşayabiliyorsak gerisine ne oluyor?” Lizbon'a Gece TreniPascal Mercier
Lizbon'a Gece TreniPascal Mercier · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20122,189 okunma