Puan vermedi·284 syf.····Okunma: 12 Aralık 2021 02:04 Leyla'nın Evi hem iç ısıtan hem iç burkan bir kitaptı benim için. Hem sevimli hem acıklı buldum. Yaşlı bir kadının doğduğu topraklara tırnaklarıyla tutunmasını okumak insanda en yoğun olarak merhamet duygusunu harekete geçiriyor. Okuduğum her sayfada Leyla'yı alıp evimde ağırlamak istedim.
Leyla gibi bir hanımefendinin İstanbul'un diğer yüzüyle tanıştığında yaşadığı bocalamayı okumak çok tatlıydı. Sanki bir çocuğun parmaklarıyla nesneleri tanımaya çalışması gibi Leyla'nın bulunduğu ortama ayak uydurabilmek için yaşadığı zihni mücadele çok anlamlıydı. Hele sahneye çıktığında çığlık atacaktım. Bir insanı yaşamının her yılında yenilikler bulabilir. Leyla'nın sonsuz sıradan günlerinin sonunda, acıyla karışık yaşadığı maceraların, yaşamındaki deneyim eksiklerini bir nebze de olsa da dindirdiğini düşünüyorum.
Ali Yekta Bey'in hikayesi ise beni yerle bir etti. Büyük şehirdeki küçük insanın dramını okumak beni her zaman çok kötü etkiliyor. Merdivenin basamaklarını yıllarca tırmanıp, tam tepeye ulaşınca düşmek... Ali Yekta'nın yaşamı bu kısa cümleyle özetlenebilir. Bir evlat yetiştirmenin tek boyutlu olmaması gerektiğini okuyucunun beynine işliyor bu yaşlı adamın hikayesi. Bir çocuk büyüdükçe her yönüyle erdemli bir insana dönüşmeli. Bıçağın sadece bir kısmını bileyemezsin.
Roxy ise beni çok etkiledi diyemeyeceğim. Acılar çeken insanların daha sonra mazlum durumuna düşenlere karşı acımasız davranmalarına katlanamıyorum. Bu insanları hayatın sertleştirdiğini söylemek de bana çok saçma geliyor. Kırıldığın kadar kırarsan sen de o kötü insanlarla aynı kişiye dönüşürsün. Daha sonra hatalarından ders alıp değişmek de büyük bir başarı elbette. Ama yine de içim çok ısınmadı kendisine. Yusuf gibi biriyle karşılaşmak buzlarını kırmasına yetmemiş ama Leyla'nın naifliği onu bile etkilemeyi başardı.
Leyla'nın ailesinin hikayesi çok güzel ve acıydı. Yarım kalan bir aşkın kederini bir ömür yaşamak da Leyla'ya düştü. Kitabın son sayfalarında gözyaşlarımı tutamadım. Zaten ne zaman bir kitap mektupla bitse ağlarım. Bu sefer de gelenek bozulmadı. Büyükanne ve torun Leyla beni ağlatmayı başardı.