Puan vermedi·348 syf.····Okunma: 26 Aralık 2021 11:58 Zorba bana kalırsa bir hayat romanı, tıpkı hayat gibi bazen tekdüze, sıkıcı, mücadelesi zor. Zaman zaman keyifli, eğlenceli ve öğretici. Tam da bu noktada Zorba' nın olay örgüsüne dayalı bir kitap olmadığını söylemekle başlamak istiyorum. Çünkü "Neymiş canım bu kitap hakkında bunca tantana" diye eline alıp da "Gitmiyor bu yaa" diye veryansın eden öyle çok tanıdığım var ki...
Patron lakabıyla anlatıcı olarak kitapta yer alan, ancak adını bilmediğimiz ve tüm kitap boyunca da öğrenemeyeceğimiz, siz gibi ben gibi mürekkebi ve sayfayı seven, Buddha öğretisine bir şekilde kafayı takmış, Zorba'ya göre hayatın hazlarından uzak ve bence bir tık da varoluşsal sancılar çeken biri. Oysa başkahramanımız Aleksi Zorba... Yaşlı ama öyle bildiklerinizden değil. Hayatın sillesini yemiş, hayata sille atmış, dibine kadar inançları sorgulayan ve insanın şeytanlaşmadan kendi şeytanını yenemeyeceğini söyleyecek kadar da tecrübeli. Söylemek istediklerini heyecanla, dosdoğru söylemesi, yetmezse raks ederek, o da yetmezse santur çalarak... Zorba sanki tüm kitap boyunca bana da "Sen bir kâğıt faresisin. Daha ne kadar kâğıt yiyip, mürekkep yalayacaksın. Tiyatroda değilsin, seyretmekle kalma” demiş gibi hissettirdi. Bir diğer anlatımla; Güzel bir yeşil taş varsa bir yerde insan o taşa gitmeli ve o taşı görmelidir. :)
Her ne kadar kadınlar için roman boyunca enteresan ve zaman zaman canımı sıkan bakış açısına kalbimle minik bir şerh koysam da. Çok mert ve çok dobraca beni sarsan bir kitaptı. Üzerine okuduğum iki kitaptan sonra bile yalnız kaldığımda beni ince ince düşündürmeye devam ediyor. Büyük tavsiyemdir, çok büyük. :)