Kitabı bitirmemle derin boşluğa düşmem bir oldu. Aşkın, ihtirasın, tutkunun ve takıntının harmanlandığı bir romandı. Okurken kendimi Nişantaşı, Çukurcuma sokaklarında, Merhamet apartmanında, Kemal’in dertlendiği rakı sofralarında, Füsun’un mektupları biriktirdiği yerlerde hissettim. Kemal ve Füsun’a kızdığım anlar ile üzüldüğüm anların kıyasını yapamam. Herkes bir yerde haklı ya da hatalıydı. Çok üzüldüm sondaki olaylara ama Kemal’in deyişiyle incelemeyi noktalayayım: ‘Herkes bilsin mutlu bir hayat yaşadım.’