Merhaba,
Yazar bir felsefeci ve yürümenin önemini filozofların hayat hikayesinden kesitlerle okuyoruz.
Kitap “Yürümek spor değildir.” Cümlesi ile başlıyor ve neden spor olmadığı anlatılıyor.
Sporun teknik kuralları vardır, skor vardır, kazanan ve kaybeden vardır fakat yürümek yani bir ayağı değerinin önüne atmak çocuk işidir bu yüzden yürümek spor değil yaratıcı bir eylemdir diyor.
Hatta yürümenin sporla ilişkisinin modern zamanlarda kurulduğunu ve bir aksesuar piyasası yaratıldığını söylüyor. Eşofmanlar, spor ayakkabılar vb. satılıyor, artık yürünmüyor “trekking yapılıyor” şeklinde yürümeyi spor olarak değerlendirenleri eleştiriyor.
Bölüm bölüm filozofların yürüyerek ürettiği eserleri, edindikleri farkındalıkları, ruh zenginliklerini anlatarak yürümenin insan yaşamındaki önemini çok akıcı bir dille anlatmış yazar.
Nietzche, Rimbaud, J.J. Rousseau, Thoreau, Hacılar, Kinikler, Nerval, Kant, Flâneur, Gandi, Keşişler, Uzak Doğu kökenli dinlerin müritleri yürüyerek kendi hayatlarıyla ilgili farkındalıklar edinip, eserler üretmişler.
***Ben kitabı keyifle okudum hem yürümeyi sevdiğim hem de filozofların hayatını okumaktan hoşlandığım için severek okudum. O kadar akıcı ve bir o kadar felsefik olarak anlatılmış ki yürümek, okurken sürekli yürümek istedim. Yürüyerek kendi içimde devrim yapacakmışım hissiyatıyla kaç kez yürüyüşe çıktım. Özellikle uzun doğa yürüyüşlerinin kıymetini ve tefekküre sevk ettiğini anlatması çok güzel.
Kitaptan bir alıntıyla bitireyim:
“Yürümek iki mesafe arasında gidip gelmek değil yaratıcı bir eylemdir.”
Daha bilinçle yürümek dileği ile…
Frédéric GrosYürümenin FelsefesiHatice Kurt