Kitabı, bir kitapçının kasaya yakın, sıradan bir kitap yığını arasında tesadüfen gördüm. Kapağı ilginç geldi ve dikkatimi çekti. Ne kitabın ne de yazarın adını daha önce duymamıştım. Kitap esasında, kibar tabir ile metreslik yapan bir kadının günlüğüne yazdığı notların derlemesi gibi. Zaten ilk olarak bir gazetede Fitnat’ın Sergüzeşti adıyla tefrika suretinde yayınlanmış. Fakat kendi dönemi için oldukça cesur, oldukça gerçekçi ve oldukça eleştirel bir kitap ve belki de bundandır ki ismi ile çok fazla haşır neşir değiliz. Döneminin pek çok yazarını edebiyatla az buçuk ilgilenen herkes bir çırpıda sayabilirken kendisinin adı nedense gerilerde kalmış. Yazdıkları öyle acı bir gerçeklik ki ve öyle vurucu ki yazıldıktan seneler sonra bile hatta koskoca bir imparatorluk yıkılmış yerine yepyeni bir devlet kurulmuşken dahi bu yozlaşma ve ikiyüzlülük aynı şekilde devam etmiş gibi. Sanki seneler öncesini değil de şimdiyi anlatıyor gibi gerçek. Gücü ve parayı elinde bulunduran riyakarların akıl almaz hayatları ve onlara bu hayatları altın tepside sunmak için sefalet içinde ölen diğerleri... Kitap adına ilk eleştirim sonunun çok ani bir geçiş göstermesi. Pat diye bitiriverdi. Çok hızlı ve ani bir değişim ve sonuç. Biraz daha okuyucuya yedirilmesi kitabı daha leziz kılabilirdi. İkinci eleştirim de kitabın adından içeriğe kadar fazla seksist bir dil kullanması. Günümüzde yazılsa muhtemeldir ki linçlenirdi. Yine de yaptığı tespitler ve göndermeler ile beğendiğim bir kitap oldu. Tavsiye ederim. ZaniyelerSalahaddin Enis1000Kitap