Pandemi döneminde okuduğum ve en etkilendiğim kitaplardan biridir Körlük. Nobel ödüllü Jose Saramago’nun okuduğum üçüncü kitabıdır kendisi. “Kabil” ve “İsa’ya Göre İncil” isimli kitaplarıyla ne kadar aykırı bir anlatımı olduğunu zaten anlamıştım. Jose Saramago; farklı bir bakış açısı kazanmak, gerçekleri farklı bir pencereden görmek isteyenlerin mutlaka okuması gereken bir yazar.
Gelelim Körlük’e. Bir anda başlayan körlük salgınıyla birlikte insanlığın ne kadar acımasızlaşabileceğini hatta iğrençleşebileceğini ve hepimizin içinde bencil bir kişiliğin de olduğunu gösteren bir kitap. Başta okunması zor gelen fakat ilerledikçe içine çekildiğiniz, verilen mesajların üzerine durup durup düşündüğünüz etkileyici bir eser. Kitaptaki karakterlerin isimleri yok, öyle uzun uzadıya tasvirler de yok. Bu yüzden çoğu şey sizin hayal gücünüze kalmış durumda. Bu bir yandan da yazarın, “isme, cisme, tasvire gerek yok hepsini kendiniz olarak düşünebilirsiniz” deme şekli de olabilir. Çünkü kitap modern dünyadaki herkesin kendi çıkarı söz konusu olduğunda kitaptaki karakterler gibi davranacağını sezdirmeye çalışıyor.
Sorgulama yetisini geliştirmek isteyenlerin ve bakış açısı zenginliği kazanmak isteyenlerin mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum. Kitap sinemaya da uyarlanmış bir eser ve kitabı okuduktan sonra filmini de izlemenizi tavsiye ederim.
Alıntılar:
"Herkesin bildiği gibi, kötülük, daima en kolay yapılan şeydir." (s.93)
"Tam anlamıyla insan gibi yaşayamıyorsak, en azından tam anlamıyla hayvan gibi yaşamamak için elimizden geleni yapalım." (s.123)
"Ne de olsa nihayetinde bu dünyada mutlak anlamda sahip olduğumuz hiçbir şey yoktur." (s.148)
"Kolayca açıklanamayacak bazı davranışlar vardır hep, hatta bazen zor bir açıklama
bile bulunamaz." (s.186)
"Aslında körlük, umudun tükendiği bir dünyada yaşamaktı." (s.213)