Puan vermedi·285 syf.····Okunma: 06 Ocak 2022 17:01 "... iyi edebiyatı iyi bir şekilde okumak hayatı yorumlamamızı sağlar, bizi besler ve teselli eder."
Edebiyata dair keskin söylemleri olan mizantrop bir İngiliz Edebiyatı öğretmeninin, sayfalar ilerledikçe aydınlanan karanlık evinin içine çekiyor, Darke!
Üç kısımdan oluşan bu kitabın henüz ilk kısmında James Darke'la birlikte onu evin içine kapatan psikolojisiyle yüzleşirken nefretle karışık bir acıma duygusu ortaya çıkıyor. Hayatına, insanlara, hatta hayvanlara karşı sert sözlerini dinliyor, onu böyle düşünmeye iten sebepleri merak ediyoruz. Üstüne edebiyata dair düşünceleri de eklenince okurunu sürüklüyor, yazarların, alıntıların zikredildiği sayfaları ilgiyle okutuyor. Bu ilk kısımda insanlardan izole edilmiş evin, Darke'ın üzerindeki etkisini de göz önünde bulundurursam onu bu yaşayışa çeken yaşlılığın verdiği huzursuzlukla birlikte ölen eşinin son aylarındaki sancıları olduğunu düşünüyorum. Huysuz, huzursuz, öfkeli, yalnız ve bir o kadar da aklını kaybetmiş gibidir. Birçok fikrinde hak vermeme rağmen bazılarında kızdırdı beni. Yine de kitabın son sayfalarına kadar o Darke etkisi hep üzerimdeydi. Kitabın ikinci kısmında hayatının eşiyle yaşadığı sürecini ve onun hastalığının izlerini sürüyoruz. Böylelikle Darke'ın ilk kısımdaki psikolojisini çözmeye başlıyoruz. Ayrıca burada kızıyla arasına giren o sorunlu mesafeyi de fark ettikten sonra artık üçüncü kısımda Darke çırılçıplak kalıyor, okurun gözünde. Bu son iki kısımda duygusal okurluğum ortaya çıkmasaydı Darke'la omuz omuza bitirecektim kitabı.
Psikolojinin ve edebiyatın bir araya gelip muazzam kusursuzluğunu sergileyen kitaplardan biri, Darke! Temelinde James Darke'ın iç dünyasını yansıtan, diğer taraftan da aile ve aile içi ilişkileri çözümlüyor. İki eş arasındaki iletişimin, ebeveynlerin çocuk üzerindeki etkisinin ve anne-baba-çocuk üçgeninin dayanılmaz uçlarını okudum.
Her bakımdan etkileyici, muazzam bir eserdi.