·142 syf.··Beğendi
···Okunma: 09 Ocak 2022 17:02 esenlikler!
bugünkü karşınızda bulunma sebebim olan eser bende çok özel ve nadide yeri bulunan bir şahsiyete ait: Aytmatov... Beni tanıyanların bileceği üzere o benim için tek kelime ile açıklamak gerekirse sığınak olmuştur. Yeri geldiğinde anlatamadıklarımı o benim yerime anlatmıştır, hasretimi ve özlemimi, sanki benim yaşadıklarımı biliyormuşcasına muntazam bir şekilde açıklamıştır. sözü fazla uzatmayıp konuya dönecek olursak Mehmet Yılmaz ismini ise 1000k aracılığıyla tanıdım, bu kitabı da ilk çıktığı gün okuyacak listesine ekledim ve tevafuk budur ki, yazarın ince davranışı sebebiyle de kitaba ismime imzalı bir şekilde ulaşmış oldum. Bunun için kendisine teşekkür ediyorum.
kitabın arka kapağında kitap şuuru vesilesiyle tanıdığım Oğuzhan hocayı ve fırsat buldukça YouTube videolarını izlediğim Harun Çelik'i görmek memnun etti :)
eser üç kısımdan oluşuyor: İlk kısımda Aytmatov eserlerinin incelemesi ve kitaptan alıntılar mevcut. Araya eklemek isterim ki özellikle Aytmatov alıntılarını eklemedim, okuduklarımı eklemiş olmamdan, okuyacaklarımı ise okurken eklemek isteğimden ötürüdür. Değinilmemiş noktalara değinilmesi, bunlara dikkat çekilmesi okuyucular için de aydınlatıcı bir nokta olmuş diye düşünüyorum. Bu ortamda bir kitabı merak ettiğim zaman incelemelerine başvurduğum insanlardan biri de Mehmet hocadır ancak kendi adıma konuşmak gerekirse özellikle de telefondan okuyecaksam eğer, incelemeleri okurken sıkılıyorum fazlasıyla daralıyorum e hâl böyle olunca da bazen okuyamıyorum. benim için en güzel yanlarından biri ise tüm Aytmatov kitaplarının incelemelerinin bir bölümde toplanmış olmasıdır.
ikinci bölüme geçecek olursak, bir nefeste bitirdim desem yeridir, tam finallere çalışacak sırada iken bölümün ilk paragrafını okuyup öyle bırakayım dedim lakin geri kalan kısım buna müsaade etmedi. Sanki gerçekten röportaj yapılıyor da ben de kenarda dinleyen biri gibi hissederek meraklı bir şekilde şekilde okumaya devam etmişim, farkına bölümü bitince vardım. tadı damağımda kaldı desem yeridir. Bilgilerin bu kadar ustaca harmanlanıp farklı bir formatta sunulması takdir edilecek noktalardan.
üçüncü bölümde ise Mehmet Yılmaz'ın bugüne değin muhtelif yerlerde yayımlanan Aytmatov konulu yazıları toplanmış. hakkında düşünülenleri kısaca özetlemiş bulunmakta.
kitapta geçen Aytmatovperver ifadesi de bir hayli hoşuma gitti bundan böyle kullanırım bu ifadeyi :)
genel olarak bakıldığında ise olumsuz eleştiri olarak söyleceğim tek husus eserin içeriğine yönelik değil, kitabın baskısına yönelik olması, iki günde okumama rağmen (sağ olsun onu 1k dört yapmış) arka sayfalardan kopmaya başlamış maalesef, kitapların içi kadar dışına da önem veren benim için bu durum bir miktar üzdü açıkçası.
Daha önce hiç Cengiz Aytmatov okumamış, adını dahi duymamış kişiler için onu okumaya teşvik ettirici bir eser olduğunu düşünüyorum, bu zamana kadarki edindiği bilgileri bizlere aktardığı için de yazara teşekkür ediyorum.
Aytmatov hakkında şunları söylemeden geçemeyeceğim, millet olarak Türkistan'daki soydaşlarımız felaket yıllar geçirdiler, soykırımlara uğradılar, asimile edilmeye, mankurtlaştırılmaya zorlandılar. Baskı rejimini elbette ki savunmuyorum, bizlere, tüm Türk milletine en büyük olumlu katkısı ise Cengiz Aytmatov'un düşündüklerini yazıya dökmesi olmuştur. son olarak ise onu hiçbir zaman yabancı(!) olarak nitelendirildiğini içimin kabul etmeyişini belirtmek isterim, ne acıdır ki yaşadığımız günlerde dahi gerek kitapçılarda gerekse İnternet sitelerinde onu yabancı dünya klasikleri kategorisine dahil ediliyor olmasıdır. Farkında olmadan yine lafı uzatmışım, vaktinizi ayırdığınız için teşekkür ederim. keyifli okumalar dilerim.
esen kalın.