Bediüzzaman “Her şeyin bir rafızilik noktası var” demiş; yani bir mananın, kavramın, gücün, algının, duyunun ve duygunun, ‘vasat’ından taşırılması, ifrat veya tefrit anlamıyla kullanılması noktasına ‘rafızilik noktası’ demiş.
Hürriyet, insanın, kendisini geliştirmesine mani olan hallerin olmaması halidir. Eğer siz kendinizi geliştirme hakkını, başkasına zarar verecek şekilde kullanırsanız, bu hürriyet olmaz zulüm olur. Zaten zulüm, bir şeyi yapabilme hakkının aşırıya götürülmesidir. Başkasının hakkını selbetmek, yok etmek, zarar vermek...
İşte duygusallık da tıpkı bunun gibi duygunun, rafızilik noktasına vardırılmasıdır; yani gerçek anlamından ve gerçek işlevselliğinden taşırmaktır.
.