Bu aralar Rus Edebiyatına sardım. Ve sanırım 5 yıl yaşadığım Kars’ı özlemem de bunda etkili… Bu kitaba bir inceleme yazmak istedim çünkü kendimden çok şey buldum onda. Kahramanımız mesleğine yeni başlamış 23 yaşında bir genç. Bundan 7 yıl önceki ben gibi. Bomgard Rusya’nın ücra bir kasabasına tayin olur. Issız, çok soğuk, çok karlı bir kasabadır burası. Benim atandığım sınır köyü de aynen böyle bir yerdi… Çok soğuk, çok karlı bir mahrumiyet yeri. Kahramanımız tecrübesizlik, yalnızlık içerisinde bir de Rus köylüsünün cehaletiyle mücadele etmek zorundadır. “Mahmut MAKAL’ın Mahmut Makal Bizim Köy Bizim Köy” eserinde Türk köylüsünün cahilliği bütün çıplaklığıyla verilmiştir. Durum içler acısıdır. Bu durum bir tek bizde böyle zannetmeyin Rus köylüsünün Türk köylüsünden hiçbir farkı yoktur. Rus yazarları okudukça Türklerle benzerliklerine iyice kanaat getirdim.
Kitap beni soğuğuyla, karıyla Kars’a götürdü. Kars’ta Rus mimarisinin çok örneği var. Hava şartları da Rusya’yı hiç aratmaz. O yüzden benim için hiç yabancı durumlar değil. Doktor Bomgard’la birlikte ben de mesleğimin ilk yıllarını yeniden yaşadım. Acılar anılaştıkça güzelleşir çünkü. O günler çok zordu benim için ama kitapta kendimden bir şeyler bulmak beni mutlu etti. Mesleğinin başlarındaki bir öğretmen olarak Bomgard’ı çok iyi anladım. Sıkmayacak keyifli bir kitap. Okumak isteyenlere tavsiyedir.