Puan vermedi·520 syf.··Beğendi
· Bu kitaba bayıldım. Ben biraz uzatarak okusam da aile evinde değilken saatler içinde okunabilecek kadar sürükleyici.
Kitap Martin Eden'in Ruth ile tanıştıktan sonra aradaki sosyal farkı kapatabilmek için gece gündüz kitap okumaya, yeni şeyler öğrenmeye çalışması ve içindeki uyayan şeylerin uyanması ile başlıyor.
Martin okudukça içindeki öğrenme isteğini fark ediyor. Daha da çok çalışıyor normal bir insanın üstünde bir çabayla. Bu süreçte Ruth da ona aşık olmuştur ama toplum bu ilişkiyi denk bulmaz. Ruth ona bir iş bulması ve para kazanarak ailesinin gözüne girmesi için baskı yapar. Çünkü ancak o zaman evlenmeleri olağan olabilirdi. Martin ise tam bir yazı makinesi olarak geçiriyordu günlerini. Martin'e göre onun bu eserleri elbet bir gün keşfedilecekti. Fakat çevresinde ona inanan hiç kimse yoktu ne yazık ki, sevdiği kadın bile yazı yazmamasının ikisi için en doğru karar olduğunu söylüyordu. Hatta Ruth ondan tamamen umudu keserek ayrıldı en sonunda. Ama ne acı bir şey ki hayat tam vazgeçtiğiniz anda ve yere düşüp ağladığınız, bir daha çabalamamaya yemin ettiğiniz dakikada yön değiştirir. Martin için de böyle oldu. Artık binlerce dolar kazanmıştı ama hayatı tükenmişti. Kitabın orta yerlerinin birinde Martin bağırarak "Bir kütüphane dolusu yazı yazıp kendi yaşamını yitirince ne kazanır ki insan?" diye isyan etmişti. Yazmasaydı eğer belki hayatı ellerinde durmaya devam edecekti, sevdiği kadın da yanında. Ama o yazdı ve herkesin yapamayacağını yaptı. Kendini tanıdı. Kimse güvenmiyorken bile inandı içindeki güce. Bu güç onu yok ettiyse de sonradan önce var ettiği gerçeğini asla değiştirmez.
Benim için çok büyük bir esin kaynağı oldu ve bundan sonra kendi gücünün farkında olmayanlara ilk tavsiye edeceğim kitaptır kendileri. Sizlere de tavsiye ederim.
İyi okumalar...