Klasik kitapların neden zor olduğu düşünülür? Bunu en iyi bu kitapta açıklayabilirim bence. Aslında neredeyse hiçbir klasik kitabı okumak ve kitaptaki hikayeyi, olayları anlamak zor değildir. Klasik kitaplarda zor olan, hikayenin kendisini değil; o hikayeyle gösterilmek istenen düşünceyi anlayabilmektir. Neredeyse hiçbir klasik kitap sadece güzel bir senaryosu ve olay örgüsü olduğu için klasik kategorisine girmemiştir. O senaryonun arkasında saklanmış olan felsefe ve arkaplan için klasik olmuştur. Kısacası, Dostoyevski okumak zor değildir, anlamak zordur.
.
Sanırım bu hesaptaki beşinci Dostoyevski incelemem olacak. Zamanla yazarın şimdiye kadar okuduğum tüm kitaplarının incelemelerini paylaşmayı düşünüyorum. Bu kitabın bende yeri çok ayrıdır çünkü Dostoyevski'nin dünya görüşünü ve karakterini net bir şekilde ortaya serer. Yazarın görüşü her ne kadar ben ve benim gibi insanların dünya görüşüne uymasa da, 19. yüzyıl Rusya'sı hakkında biraz sosyopolitik bir araştırma yaptığınızda, yazarın o yıllara göre düşüncelerinin ne kadar doğru ve kaliteli olduğunu görüyorsunuz.
.
Öncelikle, kitabın tek okumada her şeyiyle anlaşılabileceğini düşünmüyorum. Çünkü bu kitap en az kurgu olduğu kadar, gerçek hayattan da alınmıştır. Dostoyevski'nin sosyalizm, nihilizm ve daha birçok konuda dünya görüşlerini gösterir. Hatta gerçekte yaşamış figürler isimleri değiştirilerek kitapta yerlerini almıştır. Bu yüzden, kitabın kurgusuna odaklanarak okuduğunuzda kitaptaki realizmi kaçırırsınız. Tamamen gerçek dünyaya odaklandığınızda kurgunun mükemmelliğini kaçırırsınız. Olaylara odaklandığınızda kitaptaki felsefeyi kaçırırsınız. Felsefeye odaklandığınızda kitaptaki siyasi argümanları kaçırırsınız. İlk paragrafta tam olarak da bundan bahsettim. Kesinlikle herkesin okumasını öneriyorum bu kitabı.