·462 syf.··Beğendi
···Okunma: 13 Ocak 2022 21:45 Beden Kayıt Tutar, mesleki yaşamının neredeyse tamamını travma çalışmalarına adamış bir psikiyatrist tarafından başta travma ve beden ilişkisi olmak üzere travmanın farklı yönlerini ele almak amacıyla yazılmış kapsamlı bir başvuru kitabı. Bu kitapta travmanın geçmişten bugüne psikiyatri camiasında ele alınışına, travmanın beden ve beyin üzerinde bıraktığı kalıntılara, kişi ve toplum açısından yol açtığı sorunlara ve nihayetinde travmadan sonra yeniden ayağa kalkmak için seçilebilecek etkili alternatiflere tanık olacaksınız.
Her ne kadar bu kitap herkesin elinden geçsin istesem de özellikle travma yaşantısı olanlar için fazlasıyla tetikleyici olabilir. Bunun dışında tüm ruh sağlığı çalışanlarının okumasını tavsiye ederim. Ayrıca hayatınızda travma geçmişi olan biri varsa - ki istatistiklere bakılırsa bu oldukça muhtemel- onların hangi süreçlerden geçtiğini anlamanıza ve onlara destek olmanıza da yardımcı olacaktır.
Travma için sıklıkla “Anormal olaylara verilen anormal tepkiler normaldir.” denir ancak birçoğumuz karşımızdaki kişinin başından geçmiş olan o anormal olaydan birhaber oluyor, bazen verdikleri tepkilere anlam veremiyor, bazı davranışlarını ya da korkularını yersiz bulabiliyoruz. Ortada bir sorun varsa kaynağı daima travmadır demek istemiyorum elbette ama çözümlemekte zorlandığımız davranış örüntülerine ihtiyatlı yaklaşmakta fayda var diye düşünüyorum zira travma birçok taşın altından çıkabiliyor.
Travma geçirmiş insanları anlayabilmenin özellikle kıymetli olduğunu düşünüyorum nitekim kitapta da ilişkilerin travmanın hem oluşma hem de iyileşme sürecindeki etkisine sık sık vurgu yapılmış. İster bir terapistle ister bir arkadaş, sevgili ya da ebeveynle olsun güvenli bir ilişkinin iyileştirici gücünü küçümsememek lazım.
Kitapta verilen istatistikler üzerinde bir durup düşününce insanın aklını başından alıyor, bu kadar çok kişiyi etkisi altına alan, bu kadar vahim sonuçlar doğuran bir olgunun bu kadar az konuşulması, göz ardı edilmesi korkunç. Kitaptan bir alıntı ile durumun önemini göstermeye çalışacağım:
“…Amerika Birleşik Devletleri’ndeki en derin ve en büyük maliyetli kamu sağlığı sorununu tesadüfen bulduklarını fark etmişti: Çocuk istismarı. Amerika’da çocuk istismarı ortadan kalktığında, depresyon yüzdesinin yarıdan fazlasının, alkolizm sorununun üçte ikisinin, intihar, damar içi uyuşturucu kullanımı ve aile içi şiddetin dörtte üçünün azalacağını hesaplamıştı.”
Travmanın yalnızca bir türünün bile bu kadar büyük çapta etkiye sahip olması bence oldukça sarsıcı.
Yazarın kitabın merkezine aldığı travma-beden ilişkisi haliyle kitabın en ayırt edici özelliği. Birçok kaynakta psikolojik sorunların beden üzerinde etkisi olduğundan bahsedilir ancak bu kitapta vakalarla, araştırma örnekleriyle somut bir şekilde bu konunun üzerine eğilinmiş. Beden üzerine etkilerinin anlaşılması doğru tedavi yöntemlerinin oluşturulması veya halihazırda var olanlara yönlendirme açısından kritik. Zaten yazar da kitap boyunca ilaç tedavilerinin ve geleneksel psikoterapilerin travma tedavisinde yetersiz kaldığına işaret etmiş ve aslında alanda pek de rağbet görmeyen Neurofeedback, Psikomotor Terapi gibi bedeni kapsayan terapilere geniş yer vermiş.
Ben psikoloji mezunuyum ve lisansta "Travma ve Afet Psikolojisi" adı altında bir ders almış olmama rağmen bu kitap bana ne kadar eksiğim olduğunu fark ettirdi, farklı bakış açıları sundu, birçok sorgulamaya itti beni ve gerçekten öğretici oldu. Meslek yaşamım boyunca dönüp dönüp okuyacağıma eminim.
Kitabı okurken birçok duygu ve düşünce canlandı içimde. Kimi zaman “Ne çok acı yarabbi!” diye haykırasım geldi, kimi zaman buruk gülümsemeler bıraktı yüzümde. Ama özellikle de sonlara doğru yazar travmayı atlatmaya dair çıkış yollarını sundukça da içim umut ve heyecanla doldu. Elbette travmanın etkilerine ve tedavisine dair öğreneceğimiz daha birçok şey var ancak katettiğimiz yol da hiç az değil. Ben de incelemeyi yazarın kitabı bitirdiği sözlerle bitireyim:
“Travma artık günümüzün en önemli sağlık sorunlarından biridir ve buna etkili bir şekilde tepki verebilecek bilgilere sahibiz. Bildiklerimizi uygulamak kendi seçimlerimizdir.”
p.s. 20. basım olmasına rağmen kitapta çok fazla yazım ve çeviri hatası vardı. Sayfa düzeni ve küçük punto da bence rahatsız ediciydi. Umarım bir an önce düzeltilir.