9/10
·400 syf.··
2022 2. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2022 14:59
Belki yoğun olmasaydım bu kadar heyecanlı ve sürükleyici devam eden "Merhamet'i iki ya da üç günde bitirebilirdim, yine de beni sürekli bir merak içinde bıraktığı için bitirmeden içim bir türlü rahat edememiş olacak ki fırsat buldukça kayboldum içinde. Kitaba başlamadan önce kendimden, bizden hepimizden birşeyler bulacağıma o kadar emindim ki nitekim öyle de oldu. Hofmiller yer yer o kadar detaylı o kadar uzun anlatıyor ki bazılarına önemsiz gelen yerleri, davranışları, iki bakışı bir çift sözü.. Bir erkeğin böylesi derin düşünmesi bile bana inandırıcı gelmeyecek gibi oluyor, sonra irkiliyorum tüm bu psikolojik çıkmazda olan herkes böyle bakar , bunun ayrımı yoktur. O içinden çıkılmaz durumlarda bütün ayrıntılar uzun uzun yollar olurdu, küçücük anlar uzadıkça yıllara sarıp sarmalanır sanki. Merhamet öylesi birşey ki, ya da merhametle gelen sürekli bir fedakarlık isteği. İlk başta gönüllü ve gerçekten içten gelen bu duygular sonra nasıl bir pranga gibi bağlanıyor insanın boğazına. En acısı insan bunları gerçekten içten bir duyguyla yaparken, herşeye incelikle yaklaşır, olması gerekenin bu olduğuna inanır, bir görev gibi yani yüce birşey değil olması gereken bu.. Ama karşıdan asla bu tür bir incelik göremez, dahası kişiyi buna mecbur görürler hep. Birtakım acılarla boğuşan insanlardan bazıları bir süre sonra kendi acısından başkasına kör olurlar, kısmen görecek olsalar acı yarıştırırlar. Kimin acısı kimden daha büyük... Anlatılacak o kadar şey var ki.. Herkes anlaşılmak istiyor aslında ama kimse anlamak, kimse bir başkası hakkında empati yapmak, acınısı paylaşarak yanında dost olan kişinin de acıları, yaraları, içinde verdiği birtakım savaşları olacağını asla düşünemiyor. Dahası gencin nasıl böyle küçük görünen eziyetler karşısında yaşlanabileceğini, günden güne bu iç hesaplaşmalarla tükenebileceğini bilmiyorlar. İntihar eden Hofmiller olmadı planladıysa da, giden Edith oldu, ama Hofmiller'da olabilirdi işte... Ama bu olay sonunda tek bir kişi öldü sanıyorlar, bu bir kör yanılma. Hofmiller zaten her an tükeniyordu, şimdi de içinde geri getiremeyeceği çok büyük birsey öldü. Baba öldü, Ilona öldü, köşk öldü. Tek bir kişi sebebiyle... Bir kişi ölmedi. Yaşarken öldürdüğü kişilerle birlikte Edith öldü, kendi tercihiyle birçok kişiyi sürükledi yine. Bu kitapla birkez daha öğrenmiş oldum. Başkasının acı dolu hayatını canlandırmak isterken, gece gündüz kimin nerede nasıl acı çektiğini düşünmek, kendi ömründen vererek birşeyleri düzeltebileceğini sanmak boş, yersiz ve saçma bir çabaydı. Boş bir çabayla ömürler tükeniyor. Herkes kendi acısının ve kendi hayatının mücadelesini vermeliydi yalnız. Şu sözle bitiyor kitap : " Vicdan hatırladıkça, hiçbir suç unutulmaz." Ortada bir suç ve bir suçlu yok tarafımca. Ama ömür boyu yine içinin derinliklerinde, zihninde , yer yer şakaklarında yine insan, merhametine yenilecek ve yine birşeyleri düzeltemediği için kendini suçlayacak.
Edebiyat
MerhametStefan Zweig · Yordam Kitap · 20137,5bin okunma
·
437 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.