·632 syf.··Beğendi
···Okunma: 17 Ocak 2022 12:17 Rus edebiyatının hiçbir kahramanı, ne Raskolnikov (Suç ve Ceza), ne Miskin (Budala), ne de prens Andrey (Savaş ve Banş), eski Rus insanı, hatta bütün Doğuluları Oblomov kadar açıklıkla, en özlü yanıyla temsil etmez. Doğu, belki de ilk defa olarak Gonçarov'un bu büyük eserinde kendi kendini tanımaya, Batı'dan farkını anlamaya başlamıştır. Oblomov, çiftliği, köleleri olan bir derebeyidir. Köylülerin hazırlayacağı ekmeği yemek için büyütülmüştür. Bu yüzden, ekmeğini kendi kazanan insanlar arasında ne yapacağını şaşırır, böyle bir hayata hazır olmayan iradesi söner, ölüme benzeyen uyuşukluğa gömülür. Ancak Gonçarov, büyük romancılarda görülen "dram karşısında gülümseme"sini hiç eksik etmez; okurunu da gülümsetmeyi başarır.
Gonçarov'un bu dev yapıtını okuduktan sonra "Oblomovluk"un bize hiç de yabancı olmadığını farkedecek, iş hayatına karışmış olanlar arasında bile, pek çok Oblomov'un ' bulunduğunu göreceksiniz.