İncelememe beklentimin üzerinde bir romanla karşılaştığımı belirterek başlamak istiyorum. Daha önce Fatma Aliye’nin mektup roman türündeki Levayih-i Hayat (Hayattan Sahneler)’ını okumuş ve biraz sıkıcı bulmuştum. Bu roman, iki kadının aşk, evlilik, kadının toplumsal konumu gibi konulardaki mektuplaşmalarını içeren ve Fatma Aliye’nin düşüncelerini okura aktardığı didaktik yönü ağır basan bir eserdi. Öte yandan Handan’da, hayatına dokunduğu birçok kişinin kaleminden Handan’ın kişiliğini, düşündüklerini, yaşadıklarını, başka insanlar üzerindeki etkilerini okuduğumuz edebi yönü ağır basan bir kurgu söz konusu. Aşkın psikolojisini anlatması açısından Mehmet Rauf’un Eylül’üne, güçlü bir kadını işlemesi açısından Fatma Aliye’nin Refet’ine benzetilebilir ama edebi üslup açısından bunların fersah fersah ötesinde bence. 1912 yılında tefrika edilen roman Halide Edib’in ilk dönem eserlerinden en bilineni. Çok eşliliğe karşı olan Halide Edib’in, bu romanı ilk eşi Salih Zeki’nin kendisi üzerine evlenmek istemesinden sonra yazdığı ve romanın otobiyografik özellikler taşıdığı söyleniyor. Ben de kitabı okurken iri gözleri ve dalgalı saçlarıyla tarif edilen Handan’ı kitap kapağında bir silueti olan Halide Edib’le özdeşleştirdim hep.
Romanda Handan güçlü, modern ve ideal kadını temsil ediyor. Çevresindeki kadınlara göre zeki ve entellüktüel oluşu, hatta bundan kaynaklanan kibirli duruşu bile erkekleri etkiliyor. Romanda iç içe geçmiş üç tane aşk hikâyesi var. İlki Nazım, sürgün yemiş bir devrimci, Handan’ın hocası. Fikirlere ve akla böylesine değer veren bir adamın Handan’a âşık olmaması okurken de kaçınılmaz geliyor insana. İkincisi Hüsnü Paşa. Baba parasıyla har vurup harman savuran, evlilik kurumuna inanmadığı için onu devamlı aldatan, onun zekâsı ve bilgisinin yanından bile geçemeyecek bu adamla hastalıklı bir aşk yaşıyor Handan. Ve üçüncüsü Refik Cemal. Birlikte kardeş gibi büyüdüğü, kendisini taparcasına seven Neriman’ın kocası ve iki çocuğunun babası Refik Cemal. Bu anlamda romanda aşk ve kadın psikolojisi üzerine yapılabilecek birçok çözümleme mevcut.*
Kitabın dili ağdalı değil ancak içinde çok fazla eski Türkçe kelime mevcut ve bu da okumayı biraz duraklatıyor haliyle. Can Yayınları yazarın kelime tercihlerine müdahale etmeyi uygun bulmayıp arkaya bir sözlük eklemiş. Kimi kelimeler günümüzde kullanılmasa da aşina geliyor, birçoğunu da cümlenin gelişinden çıkarmak mümkün (Ama dikkat her çıkarım isabetli olmayabiliyor:)). Bazı kelimeleri ise sözlüğe eklemeyi unutmuşlar sanırım, onlar için internete bakma gereği duydum. Ancak hiç sözlük kullanmasanız da romanı anlamakta güçlük çekeceğinizi sanmıyorum. İyi okumalar dilerim.
* Romanın psikanalitik bir çözümlemesi için bkz:
Psikanalitik Bir Çözümleme: Halide Edib Adıvar’ın Handan Romanı, Dr. Ayşegül Ergişi, International Journal of Social Science, Cilt: 6, Sayı: 2, Sayfa: 1737-1747, Şubat 2013