Her İnsan Özünde Bencildir!
Puan vermedi·480 syf.··
2022 2. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2022 00:59
Anadolu’nun ortasında küçük bir ilçede doğdum. Bu ülkedeki pek çok insan gibi muhafazakar bir ailem ve çevrem vardı. Böyle bir ortamda büyüyen insan kendisine öğretilen doğruları doğru yanlışları da yanlış kabul eder. Bunu yakından tecrübe etmiş birisi olarak kendim de çok farklı değildim. Birçok şeyde kendime farklı bakış açıları kazandırsam da içinden çıkamadığım kalıplarım vardı. Aynı dini, siyasi, tarihi ve sosyolojik düşünceleri paylaşmadığım insanlara karşı önyargılarımı aşamıyor, daha doğrusu aşmak için çaba sarf etmiyordum. Yargılamalarım belli başlı kalıplar içerisinde kalıyordu. Büyüdükçe içinde bulunduğum yerden çıkma fırsatı buldum. Önce eğitim için sonra çalışma hayatım dolayısıyla farklı yerlerde bulundum. Değişim böylece başladı. İnsanın insan olduğunu, iyinin ve kötünün her yerde olabileceğini, insanın içinde iyilikle beraber kötülük de barındırabileceğini tespit etmeye başladım. Kendi değer yargılarıma sahip insanların mutlak iyiler olamayacağı gibi ben’den farklı insanların da mutlak kötü olamayacağını gördüm. Bitmedi. Her insanın özünde bencil olduğunu anladım. Kötülük yapanın bir menfaati olduğunu, iyilik yapanın da sadece iyilik yapmak için iyi olduğunu düşünürüz. Halbuki herkes kendi içinde az çok bencildir. Bir şey başardığımızda seviniriz, ama o şeyi başaramayan insanların ne acılar çekebileceğini hiç düşünmeyiz. İyilik yaptığımızı düşündüğümüz kişi bizim istediğimiz gibi karşılık vermezse davranışımızı sorgular ve çok geçmeden bu davranışı bırakırız. Haksızlık yapana kızarız ama hiç haksızlık yapıp yapmadığımızı sorgulamayız. Bizi yönetenlere çeşitli vesilelerle kızarız ama onların yerinde bizim de olduğumuzda özünde çok da farklı davranmayacağımızı hiç düşünmeyiz. Böyle böyle yüzlerce örnek verebilirim. Ve bunları deneyimleyerek, okuyarak, sorgulayarak anlayabildim. Günün on iki saatini karnını ancak doyurabilecek ücret için harcayan biri olsaydım bu ülkedeki pek çok insan gibi, bunları anlayamayacaktım. Bunun bilincinde olarak o insanları da eleştirmiyorum. Anadolu’nun ortasında küçük bir ilçede elinizde Tanrı Yanılgısı isimli bir kitabı görenler pek iyi gözle bakmazlar size. Sebeplerinden bazılarını bu yüzden biraz uzunca yazdım yukarıda. Peki benim bu kitabı elime alışım içimdeki tanrı inancını öldürmek miydi? Hayır. Temelde yatan asıl sebep kendi düşüncelerim değil, farklı insanların ne düşündüğünü bilmek ve onların düşüncelerinden hareketle varsa kendi yanlış düşüncelerimi değiştirmekti. Peki bu kitap bu noktada faydalı oldu mu benim için? Cevabım evet. Hala Tanrı olduğunu düşünüyorum. Ama artık Dawkins’in aslında kitabın büyük bölümünde üzerinde durduğu gibi “ahlak”ın dinden kaynaklanmadığını, dini eğitim almayan ya da dine inanmayan insanların da mutlak kötü olamayacağını anlıyorum. Dawkins aslında kitabına Tanrı yoktur şeklinde anlaşılacak bir isim vermiş ama kitap boyunca dinlerin tutarsızlıkları üzerinde durmuş. Ateist olarak kendisine uygun görülen ahlaksız olacağı yaftasını çürütmeye çalışmış. Yakın zamanda cemaat baskısı yüzünden intihar eden bir genç gündem olmuş, ailesi ise suçu gencin son videosunda iddia ettiği gibi cemaate değil ateist arkadaşlarına atmıştı. Onlara göre ateist olanlar mutlak kötülerdi. Dawkins’in argümanları bu noktada çok sağlam. Din uğruna yapılan savaşların çokluğuna rağmen inançsızlık yüzünden bir savaşın olmadığı en bariz argümanıdır ve bence de haklıdır. İnsanı insan olarak kabul etmediğimiz sürece kavgaya, savaşa, ölüme mahkumuz. Herkesi kendimiz gibi görmektem öte kendimize benzetmeye çalıştığımız sürece kavgaya, savaşa, ölüme mahkumuz. Peki bunları aşıp bu mahkumiyetimizi sonlandırabilir miyiz? Hayır. Peki, neden? Çünkü her insan özünde bencildir!
Edebiyat
Tanrı YanılgısıRichard Dawkins · Kuzey Yayınları · 20204,112 okunma
·
171 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.