Ömrünü davasına adamış bir adamın hikayesi.. İçinde romantizm var. Aşık olduğu genç kadın yerine kendisine sadakatle bağlı olan karısını tercih etmesi aynı yazarın al yazmalım hikayesini çağrıştırdı. Ama aşk unsuru daha çok adamın atıyla olan ilişkisinde var.
Atları çok severim. Atlarla ilgili filmler kitaplar her zaman güzel olmuştur. Atlar Türk kültüründe önemli bir unsur olsa da atlardan ne kadar uzaklaştıgimizi düşündüm kitabı okurken. Atlarla alakalı terimlerden çok uzaktım çünkü. İsmet Özel atları eğitmeyi unutmasak dünya lideriydik gibi bir cümle kurmuştu. İlk duyduğumda abartılı gelmişti ama şimdi hak veriyorum. Çünkü aslında at bizi eğitir ve olgunlaştırir.
Kitabın iki kahramanı sarı yorga ve tanabay'in iç içe geçik hikayesinde kahramanların karakteri de birbirinden uzak değildi. Bazen sevilen bazen aşağılanan ama durmak bilmeden koşan iki yoldaşın hikayesi.
Dönem hikayelerine ilgili biriyim. Kitap da bana o dönem Sovyetlerinin kırsal bölgeleriyle alakalı güzel bir çerçeve sundu. Ayrıca komünizmin temel motivasyonunu, komünizmin halktaki karşılığını ve neden işlemediğini güzel ortaya koymus.
Kitabın ritmi değişken geldi bana. Başlangıçta güzel akıyordu. Düğüm bölümünde olaylar çok dramatize edilmişti. Bu kadar dram sevmeyen biri olarak o kısımlar beni biraz yavaşlattı. Gel gelelim kitabın ikinci yarısı öyle bir aktı ki soluksuz okudum diyebilirim.
Bir insan ömrünü neye vermeli sorusunu sorduruyor kitap. Çünkü harcanıp gidiyor ömür dediğin..