Puan vermedi·95 syf.··Beğendi
···Okunma: 20 Ocak 2022 15:52 Bu romanı ikinci okuyuşum ilkiyle ikinci kişi aradında bir sürü yaşanmışlık geçti. Yüzüme bir kaç ince çizgi daha eklenirken yaşadıklarım kişiler duygular beni başka hatıraların etkisi altına aldı. Kayıplarım oldu,hayatta deneyimşeri zamanla birlikte arttı derken ögrenilecek bir çok şeyinde beraberinde bir ödev gibi çok çalışırsam düzeltilebilecegi aforizmalarında kendimi mi avuttum bilmiyorum.
Derin betimlemeler arasında kuyunun içinde kancaya asılı duran sözcükleri bir nir çekip çıkarttım kitabı okuken. Ete kemiğe bürünmüş bazen cap canlı sözcükler, diger kancadan kamburu çıkmış gölgesinde bir çok yaşanmışlıgı saklayan gözünü kemik saplı bıcakla çıkartmış kör bir baykuşa benzeyi veriyor. Ressamın elinde kendi portresi gibi hayat bulmuş ger baktıgında ayrı bir suretin belirdigi hayalle gerçek arası gidip geldigim bir kitap oldu. Çok az roman bu kadar sarsa bilir insanı. Ölümün tasviri kokuşmuşlugun etkerin lime lime kurtların irine bulanmış görüntüsü, önce odanın sonra yatagın bir mezar gibi kabristana dönüşmesi iç dünyanın ölümden kopuşun bir haykırışı gibi. Ölümün bir testi kobra zehirindeki şarap şişesinde oldugunu düşünmek yaşam ve ölüm arasında ki o ince çizgide gelip gitmek bana kendimi bam başka bir dünyanın kapılarını açıp oradan seyretme imkanı verdi.