·224 syf.··Beğendi
···Okunma: 23 Ocak 2022 00:00 Şimdiye kadar okuduğum en iyi klasik derlemelerden biriydi desem yeridir. Sürekli
"daha önce neden Gogol okumadım, neden daha önceden bu eşsiz kalem ile tanışmadım?" diyerek kendime kızıyorum. Neyse geç olsun güç olmasın diyerek naçizane yorumumu yazmaya başlıyorum;
Öncelikle Gogol kalemi ne zamandır özlediğim, kitap okuma alışkanlığımı ilk kazanmaya başladığımda aldığım zevki uzun bir aradan sonra bana verdi. Yazarın aralarda bizimle konuşması, karakterlerin ve olayların geçtiği yerlerin tavsirlerini derinlemesine bizlere aktarması gerçekten eşsiz. Kitabı satın alırken bir çok yayınevinden "Palto" adı altında baskısını gördüm lakin İş Bankası yayınının "Bir Delinin Anı Defteri" adıyla bastığı kitabı almayı uygun gördüm. Neden diye sorarsanız, çünkü bu baskı sadece Palto eserini değil onunla birlikte birkaç öyküyü de içinde barındırıyordu. Derlemede birkaç favorim var; bunlar Portre, Burun ve Palto.
Portre'yi resimle uğraşmayı seven bir insan olarak resimi konu alan bir öykü olduğu için çok beğendim. Sadece resimi konu almasından değil karakterlerin duygularını bize birebir yansıtması, olayların heyecan doruğunu zirveye çıkartması öyküyü sevmeme neden oldu. Portre, fakir ve genç olan bir ressamın kirasını ödemesi gereken günde cebinde kalan son parayla tablo satan bir dükkandan oldukça gerçekçi gözleri olan bir sanat eserini alması ile başlıyor ve yazar öykünün sırlarını bir bir açığa çıkarak bizi hep aynı tutkuyla öykünün sonuna getiriyor.
Bu hikayede en çok ressamın kendi icinde yaşadığı bunalımları yazar tarafından son derece gerçekçi aktarılması beni etkiledi. Burun, ah bu hikaye beni yerden yere vurdu desem yeri var çünkü öykünün başından sonuna kadar yazarın tavsirlerine hayran kalarak okudum tüm satırları hem de Gogol öyle bir yazmış ki kitabın başından sonuna kadar kendimi ve yazılanları sorguladım. Sürekli " Ne oluyor ya?" diye geçirdim içimden. Kitabın sonunda da anladım aslında ne olduğunu. Başından sonuna kadar kendimi ve yazılanları sorguladığım gibi eserin sonunda yazarda kendini ve yazdıklarını maddeler halinde sorguladı ve bu onu diğer yazarlardan ayırdı tabi. Son olarak "Palto", uzun zamandır dillerden düşmeyen bir eser. Elbette okurken dedim ki " Evet, dedikleri kadar varmış". Yazar yine diğer öykülerinde olduğu gibi karakterlerin duygularını güçlü bir şekilde bana yansıttı ve aynı zamanda yine betimlemeler gayet tadındaydı. Öykü ilk başta durağan ilerlersede ileri sayfalarda yazarın kendisininde dile getirdiği gibi fantastik bir öyküye dönüştü ve tadından yenmeyecek bir hâl aldı. Gogol, ah Gogol! 2022'de tekrar seninle diğer eserlerinde buluşacağıma emin olabilirsin.