10/10
·148 syf.··
Beğendi
·
2021 123. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 26 Kasım 2021 00:35
"Senin ruhun bütün dünyadır." SİDDHARTHA Hermann Hesse'nin budistler tarafından tüm dünyada buda(sanskritçe: uyanmış kişi) olarak kabul edilen Prens Siddhartha Gautama'nın hayatını Budizm felsefesi üzerinden "Bir Hint Masalı" alt başlığı ile yayınladığı eseridir. Siddhartha Gautama (Gotama Buda) kimdir? MÖ 563-483 arasında Hindistan'da yaşamış Budizm'in kurucusu ve ruhani öğretmendir. Budistler tarafından tüm dünyada Buda olarak kabul edilir. Babası Suddhodana, Şakya kabilesinin kralıdır. Babası, oğlu Siddhartha'nın kendinden sonraki kral olmasını istemiş; oğlunun sokaklarda ölümü, hastalığı, yaşlılığı görmemesi için saraydan uzaklaşmasına fazla izin vermemiştir. Siddhartha Gotama, Hint Tanrı'sı Brahma'ya kendini hayatının sonuna kadar insanlığı acıdan kurtarmaya adayacağına söz vermiştir. 29 yaşındayken tek oğlu Rahula'nın doğumundan kısa bir süre sonra çocuğunu, karısını ve şehrini terk etmiş; çilenin ve acıların kurtuluş yolunu aramaya koyulmuştur. 6 yıl boyunca Ganj Vadisi'nde çilekeşler gibi dolaşmış, çinicilik öğretilerini sıkıca uygulanmış ünlü din eğitmenleri ile bir araya gelip çalışmış fakat belli bir süre sonra bu dinlerin ve bilgilerinin onun amacına yönelik olmadığını anlayarak vazgeçmiştir. Derin düşünme (meditasyon teknikleri) ile kendi yolunu aramaya çalışmıştır. Budizm Farklı bakış açılarına göre din veya felsefe olarak tanımlanan Budizm'in hedefi;  hayattaki acı, ıstırap ve tatminsizliğin kaynaklarını açıklamak ve bunları gidermenin yollarını göstermektir. Budizm'de öğretilerin ana çatısını meditasyon gibi içe bakış yöntemleri ve reenkarnasyon denilen doğum-ölüm döngüsünün tekrarı ve karma denilen neden-sonuç zinciri gibi kavramlar oluşturmaktadır. Budizm "Büyük Dinlerin" temel inançlarından tamamen farklıdır: Kalıcı bir varlığı ve ölümlü ruhu reddeder. Her şeye gücü yeten bir yaratıcı Tanrı varlığını reddeder. Tanrılar, ruhlar ve yaşayan her canlı için acı, cehalet ve yeniden doğuş döngüsü (Reenkarnasyon) vardır. Hermann Hesse kimdir? 1877'de Almanya'nın Baden eyaleti, Cawl kasabasında doğmuştur. İlk şiirini 25 yaşında yazmış 1904'te serbest yazarlığa başlamış olan Hesse, romanları, öyküleri, denemeleri, şiirleri, politik makaleleri ve kültür alanındaki eleştirel yazılarıyla 20. Yüzyılın en önemli yazarlarından biridir. İnsancıllığı, barışseverliği ve insan yaşamını irdeleyen felsefesi Bozkırkurdu, Narziss ve Goldmund ile Siddhartha(1946 Nobel Edebiyat Ödülü) romanlarında özellikle belirgindir. HERMANN HESSE-SİDHARTHA BİR HİNT MASALI Brahman babanın oğlu Siddhartha'nın Govinda ile büyümesiyle başlar eser. Burada meditasyonu ve Om'u, her nefes alışta kendi içinde, her nefes verişte kendi dışında konuşmayı öğrenişi anlatılır. Hesse, Buda(Siddhartha)'nın  gerçek hayatıyla paralel şekilde biyografisine metin kurgusu içerisinde yer verir.  Yazarın sanatsallığı üslubunun etkileyiciliğinde belirgindir. " Neredeydi bu Ben, bu öz, bu en son nesne?  Et değil bu, kemik değildi, düşünme değil, bilinç değildi, böyle diyordu bilgelerin bilgeleri. Nerede, peki neredeydi o zaman?" Sorularının cevabına, gerçek bilgiye, derin bilgileri vermekle kalmayıp yaşamış olanları bulmaya, babasının da rızasını alarak Samana olmaya gider Siddhartha. Kendisini Ben'den uzaklaştıran pek çok yolu yürümesini öğrenir, acılara katlanır, gönüllü ıstırap, açlık ,susuzluk ve yorgunluk çekip nefsini öldürme yolunda yürür. -Uyanış "Kendi hakkımda hiçbir şey bilmeyişim, Siddhartha'nın bana böylesine yabancı, böylesine bilinmez kalışı bir nedenden, bir tek nedenden kaynaklanıyor: Kendimden korkuyordum çünkü, kendimden kaçıyordum" Siddhartha'nın yaşamına yeniden ve en başından başlama kararı ve uyanışı lirik kahramanın duygu parçalanışı ve ruhsal bütünlüğünü ele alır Hesse. İkinci bölümde uzun meditasyon denemelerinden sonra aradığını tam olarak bulamamanın verdiği bıkkınlıkla hedefine götürecek aracı değiştirerek bir kente yerleşen ve ticaretle uğraşmaya başlayan Siddhartha'nın aşkının, haz ve zevk dolu dünya yaşamının ve sahip olduğu zenginliğinin tasviri yapılır. " Fark ettiği tek şey vardı, eskiden içinde uyanıp kendisine en güzel günlerinde izleyeceği yolu gösteren aydınlık ve güvenilir sesin susmuş olmasıydı." Kent hayatının anlatıldığı bölümden sonra kanaatimce Siddhartha asıl uyanışını şimdi gerçekleştirdi.  Böylece kenti, henüz varlığını bilmediği çocuğunu ve tüm servetini terk edip ormana döner. -Irmakta Siddhartha bir ırmağın kıyısında kayıkçılık yapan yoksul bir kayıkçı olan Vasudevan'ın yanına yerleşir. (Vasudeva: Sansk.  Irmak Tanrısı) Vasudeva, Siddhartha'ya gerçek bilgiye ve aydınlanmaya ulaşabilmesi için kılavuzluk edecektir. "Yine de yüreğimde şakıyan kuş ölmedi, yaşıyor." Bu bölüm ve metnin ilerleyen akışı oldukça etkileyici, bir nevi meditasyon etkisini uyandıran dokusu içinde efsun sirayet ediyor. " Irmaktan sürekli bir şeyler öğreniyordu. Dinlemeyi öğreniyordu en başta, sessiz bir yürekle, bekleyen, dışa açık bir ruhla, içinde tutkulara, isteklere kulak vermeyi öğreniyordu, yargılara, görüş ve düşüncelere yer vermeden." Romanın sonunda ırmağın sesini duyan, dinleyen ve anlamlandıran Siddharta, kendi deneyim ve sezgileriyle edindiği anlam bilincini, bilgeliği bulur.  "Yarası meyveye durmuş, acısı ışımaya başlamış, Ben'i akıp giderek birlik içine karışmıştı." Budizm felsefesinin içrek, ezoterik yönlerini işleyip, Budizm'in doğuşu ve Buda'nın biyografisi etkisinde roman tadında okura sunulan bu eser, kesinlikle kişisel gelişim  ve kılavuz bir kitap olarak benimsenebilecek ve aslında, Hesse'nin ifade ettiği şekilde "..tüm ulusal ayrımları aşan, tüm ırkların, tüm bireylerin benimseyebileceği.."  yalnıca budizm felsefesini barındırmayan, evrensel değerler ve hümanizma ruhununun coşumcusu mahiyetinde. Hesse'nin şiirsel üslubunu ayrıca sevdiğimi de belirtmek isterim. Eseri okumanızı ve okuduktan sonra da "Antik Dünyanın Dahisi- Buda" belgeselini izlemenizi tavsiye ederim.  Son " Bir kimse arıyorsa, gözü aradığı şeyden başkasını görmez çokluk, bir türlü bulmayı beceremez, dışarıdan hiçbir şeyi alıp kendi içine aktaramaz, çünkü aklı fikri aradığı şeydedir hep , çünkü bir amacı vardır, çünkü bu amacın büyüsüne kapılmıştır. Aramak, bir amacı olmak demektir. Bulmaksa özgür olmak, dışa açık bulunmak, hiçbir amacı olmamak. Sen, ey  saygıdeğer kişi, belki gerçekten arayan birisin, çünkü amacının peşinde koştuğundan hemen gözünün önündeki bazı şeyleri görmüyorsun." Umutla kalın.
Kişisel Gelişim
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202447bin okunma
··
435 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.