9/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2021 37. kitabı
Bir sıkışmışlık romanı. Bir hiyerarşi romanı. Bir Otorite Romanı. Bir güce tapınım romanı. Bir değersizlik romanı. İnsan çocukluğunda yaşadığı psikolojinin izlerini ömür boyu taşır. Bizdeki “bir insan yedisinde ne ise yetmişinde de öyledir” diye bir deyimde olduğu gibi. Otoriter babası ile yaşadığı sorunlarını edebiyatına da yansıtan Kafka kitaplarında hep içe dönük karamsar tablolar çizer. “Dönüşüm” de “Dava” da olduğu gibi “Şato” da da benzer bir sıkışmışlık ve karamsarlık vardır. Kadastro Memuru olarak atandığı köye giden Bay K, göreve başlayacaktır ama herhangi bir muhatap bulamaz. Muhatap Şato dadır ancak şatoya ulaşmak ne mümkün. Şatonun Kapıkulu vardır. Kapıkuluna ulaşmak bile bir sürü meşakkat ister. Böylesine hiyerarşinin içinde savrulup duran Bay K. Ve köydekiler Dünyanın herhangi bir yerinde, herhangi bir ülkesinde, herhangi bir şehrinde, herhangi bir köyünde, herhangi bir ailesinde yaşanandan farklı değildir. Baskıla yönet, sivrilenin vur tepesine. Sivrileni korkut. Totaliterlik İngeborg Bachmann’ın dediği gibidir. “Faşizm iki insan arasındaki ilişkide başlar” Aslında en tepedeki güç o kadar güçlü değildir. Korkuttuğu sürece güçlüdür. Karamsarlıkları ve sıkışmışlıkları ile 2.Dünya Savaşı atmosferinde gerek aile içerisindeki baskılama gerek Avrupa’nın kaotik ortamının da sonuçları denilebilecek ve yanlışlamalardan dersler çıkarılabilecek bir kitap.
Edebiyat
ŞatoFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201712,3bin okunma
·
55 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.