·540 syf.··Beğendi
···Okunma: 22 Ocak 2022 14:18 1930’lu yıllarda Amerika’da yaşanan ekonomik krizler ve tarım kapitalizmi nedeniyle yıllardır yaşadıkları topraklarını terk edip göç etmek zorunda kalan binlerce ailenin başına gelenler ve yaşam mücadelesi Joad ailesi üzerinden anlatılıyor.
Joad ailesinin üyelerinin karakterleri kitapta o kadar güzel işlenmiş ki, her bir kahramanı tanımış gibi ve yeri geldiğinde aile sohbetlerine bir kenardan dahil olmuş gibi konunun içinde hissediyorsunuz kendinizi.
Steinbeck gerçekten hikayeyi de kahramanları da içimize kadar işlemeyi başarıyor.
Anne Joad bu göçte ailenin reisi konumunda, ailesinin birbirinden kopmaması için sürekli savaş veren dominant bir kadındır. Umudu, savaşı, birleştirici gücü hiç tükenmeyen bir anne.
Oğlu Tom Joad ailenin iyileştirici gücü, haksızlığa direnen sağlam bir karakter. Kardeşi Al ile birlikte bu yolculuğun tamamlanması için ellerinden geleni yapıyorlar. Çünkü hayalleri ve yaşayacakları zengin topraklar var.
Ailenin ve romanın diğer anlatılan karakterleri baba, John Amca, Papaz Casy, Rose of Sharon, dede, büyükkanne ve çocuklar.. Hepsi de romanda çok özel yerlere sahipler.
Joad ailesinin yaşadıkları o kadar sarsıcı ki, okurken hep bir umut güzel şeyler olacak diye bekliyorsunuz aynı kahramanlarımız gibi.. Ama maalesef güzel şeyler olmak bir yana dursun gittikçe kötüleşen yaşam koşullarında, önce umudu sonra çaresizliği, kaybetmeyi, acıyı, kanının son damlasına kadar savaşmayı, direnmeyi, tükenmişliği, aile olabilmeyi, oldurabilmeyi ve daha bir çok duyguyu iliklerinize kadar hissediyorsunuz..
Çok uzun olmasına rağmen bittiğinde devam etmesini istediğim, iyi şeyler de okumak istediğim bir roman oldu..
Gazap Üzümleri’nde Steinbeck’in tasvirleri o kadar güzel ki, adeta Joad ailesinin yaşadığı yerlerde yaşamış, kamyonlarında yolculuk etmiş, çadırlarında bir fincan kahve de siz içmiş gibi hissediyorsunuz. Tasvir okumayı sevenlerin ayrıca beğeneceği bir kitap.
İyi okumalar..