Sine Ergün'ün öyküde kullandığı "büyülü geçiş" tekniği farkını getiren özelliklerinden biri. Hikaye anlatılırken bir geçiş oluyor ve başlangıç ile bitiş arasında inanılmaz bir değişim oluşuyor. Bu geçişi anlamamak ise ilgi çekici bir durum oluşturuyor. Buna benzer bir "büyülü gerçeklik" ise Kopuk romanında yer alıyor. Duvar metaforuna yüklenen geri dönüş hikayesi gayet oturaklı duruyor. Anımsama konusundaki aktarılanlar da yerli yerinde. Fakat karakterin geri dönüş hikayesine kendimi veremedim. Çok havada kalmış geldi (ki bilinçli bir seçim muhtelemen). Asıl anlatılmak isteneni vermeyi tercih etmiş yazar.