Ömer Seyfettin,inkar edilemez bir şekilde Türk Edebiyatının en önemli yazarlarından biri.Yazacağım bu incelemede de zaten Ömer Seyfettin'in edebi kimliği yahut Türk edebiyatındaki yeri eleştirilmiyor. Ben konuya daha farklı bir noktadan bakmak,daha farklı bir yere parmak basmak istiyorum.Ömer Seyfettin'in eserleri çocuklar için uygun mu?Ilkokul çağındaki bir çocuğun Ömer Seyfettin'in bazı eserlerini okuması ne kadar doğru ya da Ömer Seyfettin'in eserleri 'çocuk kitabı' sıfatına uygun görülebilir mi?
Ömer Seyfettin hepimizin bildiği gibi Türkçü bir yazar ve eserlerinde de genel olarak bu ideolojinin akislerini görüyoruz.Türkçe'de sadeleşmeyi savunduğu için eserleri de yalın bir dile sahip ve bu yüzden kolayca okunabiliyor tabii aynı nedenden ve başkarekterlerinin genelde çocuklardan oluşmasından dolayı çocukların önüne okumaları için ivedilikle iteleniyor.Kendisi bizzat Balkan savaşlarında savaşmış ve Yanya Kuşatması sırasında da karşı tarafa yaklaşık on ay boyunca esir düşmüş,Kurtuluş Savaşı ve Balkan Savaşları'nın en acı ve kanlı günlerine tanıklık etmiş;etrafı yaralı askerlerle,ölmüş binlerce insanla çepeçevre sarılı olduğu için de eserlerinde şiddet unsurunu görmemiz gayet doğal.Bence asıl tersi bir durum abes ve anormal olurdu.Yani zaten kimse Ömer Seyfettin'den antimilitarist ya da olup bitenlere adeta bir Pollayana edasıyla bakan kahramanlar veya öyküler oluşturmasını beklemiyor.
Kabul edilmesi gereken şey şu ki Ömer Seyfettin'in öyküleri o dönem halkı bilinçlendirmek için yazılmış eserler -ha tabii günümüz için kesinlikle aynı şeyi söyleyemeyiz aksine şu an bana aşırı şovenist ve ırkçı geliyor yazdığı eserler.- Yani bu eserler çocuklara okutulması gayesi için yazılmış öyküler değil ki bu eserlerin içeriği de çocuklar için uygun değil zaten.
Bakınız mesela benim okuduğum Beyaz Lale öyküsünde Bulgarların bugün günümüzde Yunanistan'da bulunan Serez'i işgal etmesi üzerine bir Bulgar komutanın ölen bir kadının cesetine tecavüz etmesi yani nekrofili olayı anlatılıyor.Olay örgüsü tamamen bunun üzerine kurulu ve aşırı reailst,detaycı,açık bir anlatım var.Sadece bu da değil karınları yarılan ve zorla çırılçıplak soydurulan kadınlardan mı bahsedirsiniz yoksa kolezyumlara atılarak diri diri yakılan insanlardan mı? Yani sizce bu eser çocuklar için uygun olabilir mi?Bir kitabın çocuk edebiyatından sayılabilmesi için baş karekterlerinin çocuklardan oluşması yeterli midir?En basitinden bir çocuğun bu öyküyü okuduğunu tahayyül edin,ortaya nasıl bir manzara çıkıyor?Ben bile okuduğumda dumura uğradım bazı kısımlarda hele bir de bir çocuk bunları okursa ne hisseder?30-40 sayfalık her öykü sadece kısa olduğundan dolayı çocuklara uygun bir hale gelmez.
Tabii ben en başta da söylediğim gibi Ömer Seyfettin'i yazdıkları için yermiyorum. Sadece duyduklarımızla bile tüylerimizi diken diken eden bir savaş ortamında eserlerinde böyle unsurlar olması gayet doğal.Gördüklerini,duyduklarını ve bizzat yaşadıklarını sanatına icra etmesi de gayet olağan.Sorun bu eserlerin 'çocuk kitabı' olarak basılmasında.Tabii bunu söylerken bütün Ömer Seyfettin kitaplarının çocuk raflarından falan indirilmesini de söylemiyorum.Aksine bence Çakmak ve Perili Köşk adlı hikayeleri oldukça güzel hikayeler.Sadece tıpkı bu kitabı gibi belli başlı kitaplarının çocuklara okutulmaması gerektiğini düşünüyorum.