Kendimi Hakan Günday okurken gözlemlemek isterdim. Kaşlarımın nasıl çatıldığını, ağzımın açık kaldığını, göz bebeklerimin satırlar arasında nasıl açlıkla sektiğini. Külliyatı, düşünme biçimimin bir parçası haline gelmiş yıllardan bu yana. Onun karakterlerini görüyorum; cümleleri her sabah yürüdüğüm kaldırımlara tebeşirle yazılmış gibi, görüş açımın bir parçası. Kuyunun dibine daldığım halde kendimi ait ve güvende hissettiğim için özel belki de benim için. Ve yine, Zamir ile beklentilerimi paramparça etti, delip geçerek göğe yükseldi. Tam manasıyla zihinsel bir orgazm dalgası her satırı.