#fıratsuyukanakıyorbaksana tarihi roman kategorisine giren #biradahikayesi serisinin 1. kitabı Rumların mübadele sonrası terkettiği Karınca Adası’nda geçiyor hikaye. Aslında Karınca Adası diye bir adamız yok, o yüzden adada yaşıyormuşçasına okuduğumuz gerçekçi tasvirlerin hangi doğa harikası adaya ait olduğunu bilemiyoruz. Ama Çanakkale Savaşı’nda yaralıların taşınmasından dolayı Marmara adalarından birinden bahsedildiğini anlıyoruz. Olay örgüsü zengin, tasvirler okuyucuyu adaya alıp götürüyor, konu dramatik.
Daha önce Yaşar Kemal’in “Çakırcalı Efe” ile “Ağrı Dağı Efsanesi” kitaplarını okumuş, sevmeyince bir daha #YaşarKemal okumam diye düşünmüştüm. Fakat kıymetlimiz Sude çelik ölmeden önce okunması gereken üç kitap önerisinden biri olarak bu seriyi söyleyince, aklım çelindi ve Yaşar Kemal’in bu kadar çok sevilmesinin sebebini şimdi anladım. Devam kitaplarının da bu kadar güzel olması temennilerimle, birlikte okuduğum arkadaşlarıma da teşekkür ediyorum.
Konusu (Spoiler): İnsanlar yeni yaptıkları evlerden, özenle büyüttükleri ağaçlarından, bahçelerinden ayrılmak zorunda bırakılıyorlar. Nereye gidecekler, ne iş yapacaklar belli değil. Üstelik Yunan, Türkleştikleri için Rum olmalarına rağmen istemiyor onları, Yunanistan’dan gelen Türkler de kendilerini Yunanistan’a ait hissediyor. Yerinden edilen hiçkimse bu değiş tokuştan memnun değil. Üstelik aileler arasında çocuklarını Çanakkale Savaşı’nda ya da Sarıkamış’ta askerdeyken kaybetmiş olanlar da var. Dolayısıyla vatana seve seve hizmet eden bu insanlar haksızlığa uğradıkları inancında. Bir de bu durumdan yararlanmaya çalışan aç gözlü insanlar da var. Mübadele haberini alır almaz yağmaya koşuyorlar adaya. Mübadele sonrası da rüşvetle evler, eşyalar gelenlere satılıyor, yeni nüfus cüzdanları çıkartılıyor. Bu tip üçkağıtçılardan çıkar sağlayanlar da gözlerini kulaklarını başkalarına kapatıyor; “Üzümünü ye bağını sorma” misali. Kahramanlarımızdan biri; Vasili, Rum kökenli, Enver Paşa yüzünden Sarıkamış’ta donan askerlerle oluşan “insan ormanları” içinden sağ kurtulmayı başarmış. Onun geçmişe dönüşleriyle Sarıkamış’a gidiyoruz. Bir diğer kahraman Poyraz Musa, asıl adı Abbas, o da Çerkes kökenli, o da şeref madalyalı bir asker, Sarıkamış’ta bulunmuş, Urfa’da Bedevilerle kanlı çatışmalar yaşamış. Onun zamanda geriye dönüşleriyle de yüzlerce insanın Fırat’a atıldığı, Yezidi soykırımını okuyor, Yezidilerin farklı kültür ve inançlarını da öğreniyoruz.