·408 syf.····Okunma: 27 Ocak 2022 10:09 2018 yılında Goodreads’te en iyi fantastik roman ödülünü kazanan Ben, Kirke tiktoku ele geçiren eserlerden biri. Favori kitaplarım, 5 yıldız verdiğim kitaplar vb. videolarını kendisi ve yazarın diğer eseri Akhilleus’un Şarkısı olmadan çekemiyorlar. Genel olarak beğensem de hakkındaki övgüleri düşündüğümde beklentimin bir miktar altında kaldı.
Nympha kızlarından Perses ile çok güçlü Titanlardan Helios’un ilk kızı olan, ailesinin bile hiç sevmediği Kirke, Titan bir babaya sahip olmasına rağmen özel güçleri yoktur daha doğrusu o öyle zannetmektedir. Büyü yapabildiği fark edilince cezalandırılıp Aiaie ismindeki ufacık bir adaya kapatılır ve oradan ayrılamaz.
Yunan mitolojisine dair bilgi birikimim olmadan Ben, Kirke’yi okusam anlar mıyım düşüncesi insanı tereddüt ettirebiliyor. Yazar kitabı fantastik bir roman şeklinde kurguladığı için zamanı geldiğinde karakterlere dair açıklamalar yapıyor ve onları tanıtıyor. Hatta kitapta geçen hadiseleri ne kadar az bilirsiniz o kadar keyifli olur. Ben de Yunan mitolojisine dair fazla bir şey bilmeden başladım ve benim için bir sorun oluşturmadı.
Kirke’yi nedense kötü bir tanrıça olarak anımsasam da yaşadıklarını okuyunca sempati duymadım değil. Oldukça güçlü bir karakterdi. Bu kadar yalnızlığı, dışlanmayı, sevgisizliği hak etmediğini düşünmüyorum. Özellikle kitabın sonu da bu açıdan beni etkiledi. Umarım Kirke istediği hayata kavuşmuştur.
Hızlı okunuyor diyemem çünkü bir oturuşta en fazla 50 sayfa okuyabildim. Olay örgüsü sürükleyici olsa da mitolojik terimlerin ve tasvirlerin yoğunluğuyla bir yerde durma ihtiyacı hissedebiliyorsunuz. Yazarın oldukça donanımlı olduğu her cümleden anlaşılıyor. Okuyucuyu mitolojiye doyuracak bir eser ortaya koymuş.
Oldukça keyifli bir okuma oldu ama bir kesim tarafından (tiktok maalesef) abartıldığını da düşünüyorum biraz overrated geldi. Ölünüp bitilecek bir tarafını görmesem de merak ediyorsanız bir şans vermeye değer çünkü okuduğum için pişman da değilim.