Ah Selim, başetme mekanizmaların çalışmamış depresyonun dibine vurmuşsun ne diyeyim. 10 yıl önce okumuş olsaydım sanırım anlayamayacağım bir kitaptı. Tam zamanında elime almışım. Çünkü kitabın içine girebilmek için Dostoyevski’yi, Oblomov’u bilmeli, felsefeden sosyolojiden anlamalı, belli bir düzeyde edebi kültüre sahip olmalısınız diye düşünüyorum. Herkesin korktuğu o noktalamasız 76 sayfalık meşhur kısmı bir solukta okudum ve kitabın en güzel kısımlarındandı bence. Yıllar sonra tekrar okumayı düşünüyorum. Bende inanılmaz bir tat bıraktı. Oğuz Atay bir Çağlayan misali gürül gürül akmış resmen. Yazarın sahip olduğu kültürel birikime, doluluğuna ve zekasına hayran kaldım. Okumalısınız