İlişkilerde Uygunluk/Denklik ve Denge
. Her zamanki sığınağımda oturup şömine rafının üzerindeki kollu şamdanların ışığında adama baktım. Ateşin hemen yanına çekilmiş olan koltuğa oturduğu için, şamdanın ışığı doğrudan yüzünü aydınlatıyordu. Çok üşümüş gibi gittikçe daha çok yaklaşıyordu ateşe. Bay Rochester’le karşılaştırmaya başladım bu adamı. Kendi halinde bir kazla, öfkeli bir şahin arasında bile, böyle bir fark olamazdı. Uysal bir koyun ile, sert yaratılışlı bir bekçi köpeği gibiydiler. Bay Rochester’in eski arkadaşı olduğunu söylemişti ya, ilginç bir arkadaşlıkları olmuştur herhalde. Eskilerin söylediği, “zıt kutuplar birbirini çeker” sözü doğruymuş demek ki. .
Sayfa 250 - Martı Yayıncılık, 1.Baskı, 2016, Çeviren: Ceren Taştan,,,,, Jane·Kitabı okudu
·
72 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Gnosei Seauton
Gönderi Sahibi
“Zıtlar birbirini çeker...” Bu aslında yapımızla ilgili olmaktan çok kutupsal hareket etmekle ilgili bir şey... Duygu ve düşüncelerimizi ve de halimizi, denge noktasından uzakta yaşamakla... Yani Uysallığımızda ya da sertliğimizde, kendi halliğimizde ya da sosyalliğimizde yardım gerektirecek, halimizle ses/gürültü çıkartacak, hedef olacak,dikkatleri üzerimize çekecek, kendimize dolayısı ile bağlantılı olduğumuz her şeye doğrudan ya da dolaylı olarak zarar verecek kadar ileri gitmemizle ilgilidir... Yoksa sertlik ve uysallık kendi başlarına zıt kutup değildir çünkü ikisinin de denge noktası vardır. Zıt olan ve birbirini çeken biri sert diğeri uysal iki kişi bu nitelikleri kutup noktalarında yaşayan kişilerdir... Biri iyi diğeri kötü değildir, ikisi de kötüdür. Birliktelikleri de birbirini denge noktasına ulaştırır mı bilinmez. Bence birbirleri için iyileştirici olamazlar. Birbirlerine ancak acı verirler. Bu acıdan terbiye olmuş olarak çıkmak ise her iki taraf için şans, nasip işidir; büyük ihtimalle birbirlerinin hayatlarından çıkarlar bir gün; birbirlerini yaralayarak ya da belki birbirlerine bir şeyler de katmış, birbirlerinden bir şeyler de kapmış olarak. Bunun ötesinde kendi yapılarında kutupsal hareket etmeyen/yaşamayan mesela uysal ve öfkeli/sert, iki kişi için birlikte dostluk, arkadaşlık vs ilişkileri içerisinde olmak son derece mümkündür! Diye düşünüyorum. Ne zaman ki hallerinde rafizilik noktasını aşarlar, işte o zaman birbirileri için imtihan sebebi olmaya başlarlar; her biri diğerini kendi haline çağırmaya, aşırılıkla suçlamaya başlar! Yaşam, kendi içimizde süren bir mücadeledir işte böyle! Kutupsal hareket etmekten ve yaşamaktan kaçınma, huyumuzda/yapımızda, dolayısıyla ilişkilerimizde dengede kalma mücadelesi. Allah (şanı en yüce) bizi bu mücadelemizde bilgi sahibi ve başarılı kılsın. (Jane iki tarafı zıt kutup olarak algıladığına göre herhalde söz konusu kişilerin hallerindeki denge noktasından uzaklığı algılamıştır; yoksa sadece yapı farklılıklarına dair gözlem, insana bunları söyletmez.)
Gnosei Seauton
Gönderi Sahibi
Şarkıcı Asya’nın 1994 tarihli “Romantik Aşk” şarkısının sözleri ilişkilerdeki denkliğe-denk olmamaya vurgu yapan, melodisi ile de hoş bir şarkıdır. Herhalde aralarında yaş farkı olan çiftlerden yaşça ve tecrübece büyük, ileri olanın yazdığı türden bir aşk-ilişki hikayesi bu; öyle görünüyor bana. ROMANTİK AŞK Olmaz demiştim ilk günden sana Romantik aşktı bu aşk hani ya Kendime göre yasaklarım var Çocuklar gibi benle oynama (Nakarat) Çifte kumrular gibi olsak da Birden sarılma Allah aşkına Geçerse yazık hevesin birden Sonra aşk kaçar pencerelerden. (Nakarat) Kimseler duysun istemem asla Ne muhabbet bu biraz yavaşla Kendime göre yasaklarım var Çocuklar gibi benle oynama (Nakarat) Aşk ve sevgi mutlaka bir yol bulur kendine gerçekse eğer ama denklik/uygunluk/ de denkliktir. Aşk’ı da yormamalıdır çünkü şarkıda da denildiği gibi “aşk kaçar pencerelerden” Olmaz mı olur 🤔 Bence aşkın-sevginin olduğu denkliğin olmadığı ya da az olduğu yerde mümkünse taraflar birbirlerinden ayrılmalı ve birbirlerini (kendilerini kaderin ellerine bırakarak) beklemelidir; beklemek kolay ve herkesin harcı olmasa da... Beklemek, kavuşmak gibi bir sonucu taraflara kesin olarak vaadetmese de... Beklemek, tarafların özgürlüğünü içerse de... Orhan Gencebay’ın “Severek Ayrılalım” şarkısında da konu edildiği gibi. Ancak çok zor olmasından dolayı az baş vurulan yollardan biridir bu ve baş vuranların da tabi ki çok azının başarabildiği bir yoldur. En popüleri de “sen yoluna ben yoluma”, “sildim gittim o vefasızı” vb. anlayışları ile yaşanan, şarkılarda da çokça rastladığımız türden ayrılık çeşitleridir. .
Gnosei Seauton
Gönderi Sahibi
Birlikte okunabilecek bir alıntı/m: #155178076 .