Sadece ebeveynlerin değil, herkesin okuması gereken bir kitap.Çocuklar gözlerini dünya açtıklarının ilk ağlar sonra annesi ile iletişime geçerler. Şimdi diyeceksiniz küçük nasıl iletişime geçsin büyük bir yetişkin bile güven arar ilk taniştiği kişi de onun nasıl biri olduğunu küçük çocukta annesi ile ilk bağıyı kurar. Sevgi ve şefkate ihtiyacı vardır. Alice Miller’in alıntılarına yer verilmişti çoğunluk ile yazarın görüşleri beni çok etkiledi hem yazarın hemde içinde bahsettiği yazarların ve hikayelerin örneklerin şunu şöyle yapın çocuklar korkmasınlar onlara bağırmak yerine çözümler üretine getiriyordu yazar benim düşünme göre. Kitap 4 Bölümden oluşuyor.
1- Bölüm ; Çocuğu tanımanın, sevmenin ve ona gereken ilgiyi göstermenin, maddi ihtiyaçları gidermekten daha önemli olduğunu.
1. Bölüm ile ilgili görüşüm;
Çocukluk anneleri yorulduğu ve babaların yardımcı olduğu zaman, yardimci olduğumdan kastı bir çocuk ailesinden küçükken ne gördü ise yetişken olduğunda onu taşıyor bir korku veya panik olsun.Hatta çocuğun temel sorunu, acı çektiğini bilmediği gibi neyin ona acı verdiğini yahut vereceğini de bilmemesinden kaynaklanır.
Nihan Kaya'nin bu bölüm için yazdiği şu paragrafta hoşuma gitti ;
Çocuğuna verdiği zararlar gösterildiğinde anneler sıklıkla öfkeyle "Sen benim ne çektiğimi biliyor musun?!" diye cevap
verirler; "Bir günü benimle geçir de öyle konuş!" Bir çocuğun sorumluluğu hakikaten de bir, hatta bazen birkaç insanın kaldıramayacağı kadar ağırdır; ancak burada sorun, annenin "Evet, ben bu yükü kaldıramıyorum;' "Benim de elimden bu kadarı geliyor, ne yapalım;· "Benim de hatalanın oluyor;' itirafında bulunmak yerine bu hataları aklaması. Bu, çocuğa yapılan yanlışları önenısizleştirmeye, annenin bu hataları çocuğa karşı işleme ve onlarda devam etme hakkını kendisinde görmesine olanak tanır, ki anneliğin kutsallaştırılması sayesinde anne zaten bu daveanışma çevreden kolaylıkla destek bulur ve
herkes çocuğa karşı annenin yanında yer alır. "Evet, çocuğuma karşı hata yaptım;' diyen anneyle "Sen benim ne çektiğimi biliyor musun?!" Anne olunca anlarsın!" diyerek hatasını meşrulaştıran ve sorunu kendinde değil, çocukta gören annenin ve o anneyi haklı bulan toplumun çocuğa yaklaşımında çok büyük fark olacaktır.
2 - Bölüm ; Çocuğun belli bir saat eğitim gördüğü yer, öğretmenler...
2.Bölüm ile ilgili benim görüşüm;
Bir çocuk ilk eğitimini aileden alır. Aile ona ne yansıtır ise oda onu yansıtır.Kavga eden bir aile de en ufak bir kavgada çocuklar anlaşabilmesi gerekirken çözümü kavga da buluyorlar. Bir çocuğun eğitimi olsun temeli olsun sağlam olması gerek. Kimseye suç bulmamız gerek. Müfredata veya okula kişisel görüşümdür.
2.Bölümde Nihan Kaya'nın hoşuma giden görüşü ise ;
Anne-babalardan ''Aaa, hayır, ben çocuğuma asla vurmam!" gibi cümleler duyuyorum. Çok geçmeden ''Aman, poposuna vuruyoruro işte şöyle arada bir; dayak atmam!" diyorlar. Çocuğuna vurmadığını iddia eden kimselerin, çocuğun eline vurma, poposuna vurma gibi dayakları dayaktan saymamasının nedeni, kuşkusuz, söz konusu kişi "sadece çocuk" olduğu için ona yapılan yanlışları hafife almaya dair çok yaygın eğilimin bir parçası. Çocuğunuz bir portakal olsaydı, belki bu düşüncenizde haklı olabilirdiniz. (Ki portakallar bile bu kadar hissiz değiller.) Halbuki çocuk hissiz değil, sizin her yaptığınızı yapılan şeyin size göründüğünden fazla fazla hisseden bir
varlıktır. Çocukların kaş çatma, ele vurma gibi istismarlar neticesinde bir yetişkinden çok daha derinden yaralandığı gerçeğini herkes görmezden gelmek istiyor. ''Aman, çocuk işte;' derseniz, çocuğunuza her anne-baba gibi elinizde olmadan sinirlendiğinizde, kaş çattığınızda, sonrasında bu hatanızı telafi
edecek şekilde de yaklaşmazsınız.
3- Bölüm ; Çocukluktan sonra gelen en güzel yıllların büyüďüğünde anısı anlatacağı yılların “sen bizim elimizde büyüdün, altını ben temizledim, saçımı süpürge ettim” bu ifadeyi kullanarak beğenmemek
3- Bölümde benim görüşüm ise;
“Sen bizim elimizde büyüdün, altını ben temizledim, saçımı süpürge ettim” bu sözler olsun ve benzeri olsun. Güzel şéyler yaptiğinda beğenmemek. Bizim yaşımızda bu yoktu. Bu olmaz kısıtlamak olsun bunlari çocuklara yapmayın baskı yapmayın.
3- Bölümde Nihan Kaya'nın hoşuma giden görüşü ;
Doğurulmayı sizden çocuğunuz talep etmedi, onu kendi istek ve iradesi dışında siz dünyaya getirdiniz;' diye ısrar etmemin nedeni bu. Diyelim ki bulunduğumuz ortamda bir şekilde, terk edilmiş bir bebek peyda oldu. Bu bebeği ölüme terk etmeyiz, öyle değil mi? Ona bakmadığımız takdirde kendine bakamayacağını ve öleceğini bildiğimiz bu bebeğe bakarız. Bu, en temel insanlık görevimizdir. Bu bebeğe sonra büyüyünce "Seni bulduğumda sen terk edilmiştin. Ben sana bakmasaydım sen ölecektin. Ama ben seni besledim, altını temizledim, büyüttüm. Benim sayemde büyüdün, benim sayemde hayattam; her şeyini bana borçlusun; diyerek yaptıklarımızı yüzüne vurmak, ne kadar yanlış, ne kadar çirkin olurdu.
4 - Bölüm ; Çocukların hep suçlu görülmesi, Çocuğa durmadan benim doğrum doğrudur diye diretmek.
4 - Bölümde benim görüşüm ;
Çocuk dünya en saf temiz gelen birşey bir çocuğun geleceğini geçmiş yaşadıklarınız için karartmayın herşeyi bir kere yaşiyor izin verin özgür olsun.
4- Bölümde Nihan Kaya'nın hoşuma giden görüşü;
lerinin bazı taraflarıyla ilk kez anne olunca yüzleştikleri için. Annelik, toplumlarda hakikaten dayatılan bir şey ve anneliğin yüceltilmesi de bu dayatma için kullanılıyor. İnsan doğduğu zaman, nasıl bir hayat yaşayacağı zaten çoktan belirlenmiş durumda. Kişiler farkında olmadan, kendileri için belirlenmiş hayata uymaya çalışıyor, kendilerini bu belirlenmiş
hayata uyabildikleri ölçüde mutlu ya da başarılı zannediyorlar. "Evlenince ve çocuk sahibi olunca mutlu olursun:' dendiği için insanların bu konu üstünde gerçek anlamda kafa yarmadan, evlenince ve çocuk sahibi olunca mutlu olacaklarını zannettiklerini, çok kadının evlenmek için evlendiğini ve çocuk sahibi olmak için çocuk sahibi olduğunu düşünüyorum.
Okur Kalın.
Bu kitabı okuyanlar o kadar zıt dusuncelerde ki. Bir kısım çok beğenirken, diğer kısım hiç beğenmiyor. Ben de o yüzden hep bir kararsizdim başlayıp baslamama konusunda ama siz çok güzel incelemişsiniz. Başlamaya değer 🤭 emeğine kalemine sağlık 🙏🌸
Düşünceniz için çok teşekkür ederim. Başlamanizi öneririm. Yazarin hakli ve haksiz olduğu tarafları var tabi ki ama bana göre kitap yapilan yanlislari ve onlara göre yönlendirme yapmasi akici olmasi çok iyi şimdi den keyifli okumalar 💐🤗