·724 syf.··Beğendi
···Okunma: 15 Mart 2022 21:30 Tuhaf... Tuhaf hissediyorum Oğuz Ağabey. Ya bu Ağabey kelimesine alışamadım, sana Abi diyebilir miyim? Eyvallah Oğuz Abi. Gerçi ben bu tuhafa da alışamadım. Yani aslında şey... Bilmiyorum Oğuz Abi, elimi nereye atsam kurutuyorum gibi bir his var içimde. Uğursuzum sanki. Hangi işe girsem kovuluyorum, hangi kadını sevsem terk ediliyorum, hangi arkadaşlığa başlasam sırtımdan bıçaklanıyorum. Tutanamıyorum be Abi. Bakma öyle bana. Sen de Tutunamadın işte! Yalan mı! Öyleyse söyle Abi. Belki de sorun bendedir. Aynaya da bakmak lazım elbet. İçimde hep bir şeylerin eksik olduğu hissi var. Anla işte be Oğuz Abi, tutunamıyorum. Seni ilk defa Tutunamayanlar'da tanıdım. Çok duydum, herkes seni okuyor, seni yazıyor, seni anlatıyor. Ama bence kimse seni anlayamıyor. Yani anlamak biraz da hissetmektir Oğuz Abi, değil mi? Ve insan yaşamadığı bir şeyi nasıl hissedebilir ki? Ben mi? Ben hissediyorum Abi hem de Özdemir Asaf şiirinde yaşıyormuşuz gibi bir his; "Sen de ben de, Ben de sen de; Sende bende, Bende sende; Sen de bende, Ben de sende; Sende ben de, Bende sen de." Kafam karıştı Oğuz Abi ne anlatıyorum ben. Boşver abi sen gittiğinden beri hiçbirimiz tutunamıyoruz işte. Ben de seninle karşılaşınca bu Tutunamayanlar sayfalarında yazmak ... yani tabi sen nasıl bir gerçekliksin ya da gerçek misin bilmiyorum. Ama her ihtimal içerisinde de olsa sen benim için varsın ve sen bensem eğer ve ben sensem eğer o zaman seni değil de kendimi yazıyorum. Aceleye mi geldi acaba? Sen de hep böyle aceleci miydin Oğuz Abi? Geç kaldım seni okumaya. Hep öyleyim, ağır kanlıyım napayım! Bir işi yapmak istiyorum ama olmuyor Oğuz Abi. Kaldıramıyorum kıçımı o işi yapmak için. Halbuki bak şimdi sen karşımdasın ve ben seni yani bizi yazıyorum. Eğer sen kafamın içindeysen ve ben de sensem bu hem geç kalmamızı hem de aceleciğimizi açıklıyor. Alay etme benimle, bu bir önsöz değil; hayır bu bir bönsöz de değil. Oğuz Atay ben, sen gibi hissediyorum yani senin hislerini hissetmek değil bu, ben senmişim gibi bir şey. Sahi ne zaman başlamıştı Turgut'ta da bu kendi kendine söylenceler? Selim'in mektubu, evet. Bende de aynı anda başladı. Senin yazdığın satırları okumakla. Tutunamayanların satırları. Ama o zamanlar henüz sen yoktun ve ben şimdi seninle kafamın içerisinde yaşıyorum. Sana özenerek yazdığım satırlara ve kurduğum kitaplığa bakmıştım. Hatırlamaya başlıyorum işte. Sen şimdiki varlığınla yoktun ama duyabiliyordum sanki seni. Yoo benim kaçamak yapacağım biri yok. Ama olsa bile sen bir düşünce değilsin ki Oğuz Abi; sen varsın işte karşımda etinle kemiğinle buradasın. Bundan mutlu olmam gerekirken, ben neden sarsılıyorum Oğuz Abi!