·496 syf.····Okunma: 25 Ocak 2022 14:55 Doğan ve Bade beş büyük aileden ikisi olan Karaosmanoğlu ve Dedoğlu ailelerinin çocuklarıdır ve bu iki aile Doğan ve Bade'yi evlenmeye zorlar. Doğan bu evliliğe hiç sıcak bakmasa da Bade Doğan'a uzun zamandır aşıktır. Doğan her ne kadar evlenmeyi istemese de babasının zoruyla Bade'yle evlenir.
Konusundan anlayabileceğiniz üzere bir mafya kitabı. İlk olarak şunu söylemeliyim ki, kitapta her klişe mevcut. Bade'nin bir mafya kızı olduğunu öğrenince biraz zeki olabileceğini düşünmüştüm ama Bade bad boyu iyi birine çevirmeye çalışan masum kızdan başka bir karakter değildi. Doğan'ınsa zaten Bade'ye demediği şey yapmadığı ima kalmadı.
"Ben seni elin adamlarının kucaklarından almaya meraklı değilim."
"Bana itaat et Bade."
Bunun gibi sayabileceğim birsürü cümle var kitapta. Asıl sinirimi bozan şeyse Bade'nin bu hakaretleri asla takmayıp Doğan'a kahve içer misin diye sorması. "Bir kadının en güçlü tarafı yine kadın tarafıdır," diye bir cümle geçerken aynı zamanda Bade gibi bir karakter yazılması trajikomik.
Kitabi sevenler illaki çıkacaktır ve bana gelip "Doğan'ın öyle davranmasının bir sebebi var yhaaa" demeyin. Ben seni elin adamlarının kucaklarından almaya meraklı değilim demesinin hiçbir sebebi olamaz. Bade kendini Doğan'a ezdiren, gözü aşktan(?) kör olmuş bir karakterdi. Doğan Bade'ye bana itaat et dedikten sonra ne oldu biliyor musunuz? Bade Doğan'a sen ne diyorsun be demek yerine elbisem çok dar bunu yapamam hem neden eve gitmiyoruz dedi. Daha sonra da "işte bedenimi ruhumu aklımı tekrar ele geçirmeyi başarmıştı" diye düşündü. Doğan Bade'ye bipolar gibi davrandı. Bade eğer ki kararlı bir şekilde durup kendini ezdirmeyip Doğan'a yalvarmak yerine mafya kızı olmanın güçlü taraflarını kullansaydı Bade'yi işte o zaman sevebilirdim. Ama Bade bunları yapmayı bırakın gidip Doğan'a "Lütfen acı bana. Ben sana hiçbir kötülük yapmadım. Lütfen beni bırakıp gitme," diye yalvardı. Bu verdiğim cümleler gerçekten kitapta geçen cümleler. Kitap okurken ne bir karakterin partnerinden kendini üstün görmesine katlanabiliyorum ne de kendini acındıracak cümleler kurmasına. Kitabın konusunun mafyalarla alakalı olduğunu duyduğumda içinde aksiyon olur, heyecan olur diye düşündüm. Ama mafyacılık fazlasıyla arkada kalmıştı. Hatta kitap mafya kitabı diye geçmesine rağmen Doğan'ın hastalığı çok daha ön plandaydı. Wattpadde birçok mafya kitabıyla karşılaştım ama bunun basıldığını görünce diğerlerinden farklı olabileceğini düşündüm haklı olarak. Ancak öyle olmadı. Ayrıca şunu da söyleyeyim kitapta olaylar inanılmaz hızlı gelişti. Hatta biraz spoiler olucak ama Bade doğum bile yaptı. Bir de bu serinin 5 kitap olacağını düşünürsek geriye ne yazılacak çok merak ediyorum. 3 ay sonra, 1 ay sonra, 1 yıl sonra... bunun gibi zaman atlamaları vardı. Bu adamlar mafya değil mi? O bir yıl boyunca hiç mi bir olay olmadı mutlu mesut yaşadılar mı yani? Kitaptaki her olayın daha ne olup bittiğini biz anlamadan tatlıya bağlanması yine beni rahatsız eden şeylerden birisi oldu. Yazarın kaleminin acemi olduğu belli. Bunu hakaret olarak söylemiyorum sonuçta çok çok ünlü yazarlar annelerinden yazar olarak doğmadılar. Ama kalemin acemiliğiyle zorba bir erkek karakter yazmanın bir bağlantısı yok. Ya da güçsüz bir kadın karakter yazmanın. Kaleminin acemi olması kendi seçimi değildi ama böyle karakterler yazmak kendi seçimiydi.
Kitabın sonu diğer kitapları merak edeceğim bir şekilde bitmedi. Bitse bile devam kitaplarını almayı düşünmüyordum zaten.