Ah şu aşk ne çetin badireler yaşatıyor insana. Belkide aşkı bu denli romanlara, şiirlere, filmlere konu edinmesini sağlayanda budur...
"Sevmek neydi? Sevmek tükenmekti, sevmek nefesinde can bulmaktı..."
Bu Aşkın adı Bade ve Doğan ; yeraltı dünyasının bilinen belli başlı ailelerinden, güç savaşlarının klasik birleşimini gerçekleştirmek için yapılan evliliğin mecburi istikameti. Zorlu bir istikamet...
Bade'nin saf ve temiz aşkı,öylesine safki, Doğan'ın yaşattığı baskıların bile sindiremediği ,narin kırılgan ama bi okadar zeki ve cesur kızımız. Doğan, yüreğinde aşk ateşi yanarken bile, ördüğü nefret duvarlarıyla uzaklaşmaya çalışsa bile, aşk bu her türlü duyguları alaşağı etmek özünde vardı. Ve sonunda Doğanı da ele geçirmişti... Yaşananlar, yaşananların sonrası,tam bitti derken yeniden yeniden ayağa kalmaları,bir korkutup,bir sevindirdi. Duygu yoğunluğunu bu denli hissetirmesi kitabı daha bi özel kılıyor aslında...
Size güzel haberim bu kitap ta kazanan aşk, ama ödenecek bedeller çok... Ve aşk,imtihan gibiydi. İmtihan bitmemiş,kaldığı yerden devam edecekti...
Aşka olan inancını yitirenlerin,yeniden can bulacağı bir kitap belkide... Kurgu diyip geçme, hayatın kendisi de yaşadığımız bir kurgu değilmi sence!?
Kitabın akışında sizi etkisi altına alan Bade ve Doğan' nın aşkının yanı sıra gelişen olaylar, heyecan ve aksiyon dolu anlar sizi adeta kitaba kitliyor.
"Sen benim tehlikeli düşlerim
Bitti diyip bitiremediğim
Kalbimdeki derin yaramsın..."